Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/16917 E. 2022/16433 K. 07.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16917
KARAR NO : 2022/16433
KARAR TARİHİ : 07.12.2022

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın istinaf incelemesinde; davalılar … ve … vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne dair verilen karar, davacılar vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

K A R A R

Davacılar vekili, davalı … şirketinde … poliçesi ile sigortalı aracın 15.10.2016 tarihinde davacıların murisi …’a çarparak ölümüne neden olduğunu, ceza yargılamasında alınan rapora göre davalı sürücünün asli kusurlu bulunduğunu, müvekkilleri eş ve çocukların murisin ölümü nedeniyle destekten yoksun kaldıklarını iddia ederek maddi ve manevi tazminatın davalılardan alınarak davacılara verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, dava konusu kazaya karışan aracın … poliçesi ile müvekkili şirkete sigorta ettirildiğini, müvekkilinin sorumluluğunun kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, öncelikle kazaya karışan araç sürücüsünün kusur oranının belirlenmesi ve bilahare maddi tazminat miktarının tespitinin gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı …, davacıların poliçe limitini aşan miktarda zararı bulunması halinde müvekkili yönünden bir sorumluluktan söz edilebileceğini, ceza yargılamasında temin edilen Adli Tıp Kurumu raporu ve dosyada bulunan resmi kayıtlar, tutanaklar, tanık anlatımları ile kazanın meydana gelmesinde müteveffanın asli kusurlu olduğunu ortaya koyduğunu, müvekkilinin durumunun BK’nun 52/2 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin, Yargıtayın yerleşmiş içtihatları, zararlı neticeye neden olan kusurun ağırlığı, olayın özelliği ve hakkaniyet ölçüleri ile birlikte değerlendirildiğinde kabul edilebilir nitelikte olmadığını, maddi zararlarını dahi çok yüksek miktarda aşan, kusur illiyet ilişkisi nedeniyle ölçülü ve hakkaniyetli olmayan biçimde zenginleşme amacına yönelik olarak talepte bulunduklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesince; maddi tazminat davasının feragat nedeni ile reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş; karara karşı davacılar ile davalılar … ve … vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce; davalılar … ve … vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre davacılar vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK’nun 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK’nın 373. maddesi uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, aşağıda dökümü yazılı 21,40 TL kalan onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına 07.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.