YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/17005
KARAR NO : 2021/9744
KARAR TARİHİ : 06.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi ( Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı … vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece hükmüne uyulan Dairemizin 11/02/2019 tarih, 2016/2301 Esas ve 2019/1188 Karar sayılı ilamında özetle; desteğin tazminata esas gerçek gelirinin belirlenmesi için, ölümünden önce çalıştığı işyerinin tespiti ile bu işyerinde çalışarak elde ettiği gelirin işvereninden sorulması, dayanak belgelerin getirtilmesi; SGK’dan desteğin hizmet döküm cetvelinin getirtilip gelirinin saptanması; gerektiğinde emsal araştırması yapılması; daha sonra, saptanan gelire göre ve bilinmeyen (işleyecek) devre hesabının bilinen en son gelirin % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle saptanacak değeri üzerinden yapılması; ayrıca, desteğin kusuru oranında indirim yapılarak tazminatların hesaplanması için, konusunda uzman başka bir aktüerya bilirkişisinden rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi; davacılar Hasan ve Meryem dışındaki diğer davacılar (ölenin kardeşleri) için hak ve nasafet kuralları çerçevesinde daha düşük manevi tazminata hükmedilmesi gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile davacı … için 16.231,70 TL. ve … için 23.871,60 TL. destekten yoksun kalma tazminatının, davalı … yönünden dava ve diğer davalı yönünden ölüm tarihi olan 04.01.2010’dan işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline; davacı … ve … için 20.000,00’er TL. ile diğer davacılar için 7.000,00’er TL. manevi tazminatın ölüm tarihi olan 04.01.2010 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı …’dan tahsiline, davalı … şirketine yönelik manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına; daha önce temyize konu edilip bozma kapsamı dışında bırakıldığı için kesinleşen yönlerin (kusur ve bir kısım davacıların manevi tazminatları) yeniden incelenmesinin mümkün olmamasına; bozmadan sonra bir kısım davacılar için manevi tazminatın takdirinde
TBK’nın 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nasafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davalı … vekilinin yerinde görülmeyen diğer bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Mahkeme tarafından, Dairemizin 11.02.2019 tarihli bozma ilamından önce yürütülen yargılamada alınıp hükme esas kabul edilen 15.12.2014 tarihli aktüerya raporunda, 2014 yılı verilerine göre davacı … için 16.231,70 TL ve Meryem için 23.871,60 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmış; davacı taraf, rapordaki bedeller üzerinden davasını ıslah etmiş; mahkemece, ıslah doğrultusunda maddi tazminata hükmedilmiştir. Davalı … vekilinin kararı temyizi üzerine, Dairemizin bozma ilamında, maddi tazminatın hesap biçiminin uygun bulunmadığı vurgulanarak, karar davalı … yararına bozulmuştur.
Bozma kapsamında yürütülen yargılamada; bozmadan önceki hükme esas alınan hesap raporundaki hataların düzeltilmesi için yeniden hesap raporu alınmış; davacıların, 20.03.2020 tarihli rapor ile (2020 verileriyle hesaplama yapan) belirlenen toplam 84.182,54 TL. tazminatı talep etme hakkı bulunduğu kabul edilmiş; ancak, bozmadan önce ıslahın yapıldığı gerekçesiyle ilk hükümdeki toplam miktar (40.103,30 TL.) hüküm altına alınmıştır.
Mahkeme ilk hükmünün sadece davalı … lehine bozulduğu ve bozma ilamının kapsamı; davacı tarafın, ilk hükmü temyiz etmediği ve ilk hükme esas alınan 15.12.2014 tarihli hesap raporuna itirazının bulunmadığı; bozma ilamının kapsamında belirtilen yönler dışında 15.12.2014 tarihli raporda belirlenen tazminat miktarları için davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınmalıdır. Her ne kadar mahkeme tarafından ilk hükümdeki miktar aşılmadan karar verilmişse de, karar gerekçesinde davacıların tazminat alacağının toplam 84.182,54 TL. olarak kabul edildiği ve güncel verilerle hesap yapan 20.03.2020 tarihli raporun hükme esas alındığının belirtildiği dikkate alındığında, bu kabulün usuli kazanılmış hakları ihlal edici nitelik taşıdığı açıktır. İlk hükmü temyiz etmeyen davacı lehine olacak biçimde, asgari ücrette gerçekleşen artışın kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle uygulanmasıyla yeniden yapılan hesap ile, tazminatın ilk hükümdeki miktarı dahi aşacak biçimde belirlenmesi, davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal edecektir (HGK’nun 18.02.2020 tarih, 2016/21-817 Esas ve 2020/167 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir).
Diğer yandan; bozmadan önceki hükme esas alınan aktüer raporunda desteğin evlenme yaşı 28 kabul edilip davacı anne babasına ayrılacak paylar bu yaşa kadar % 12,5’ar, evlendikten sonra % 7,5’ar, çocuk sahibi olmadan sonra % 5’er olacak şekilde (davalı taraf lehine) düşük biçimde belirlendiği halde; bozmadan sonraki hükme esas alınan aktüer raporunda, desteğin evlenme yaşı 26 kabul edilip davacı anne babasına ayrılacak paylar bu yaşa kadar % 25’er, evlendikten sonra % 16’şar, çocuk sahibi olmadan sonra % 14’er ve % 12,5’ar (davalı taraf aleyhine) olacak şekilde payların yükseltildiği (bozma bulunmadığı halde) görülmektedir. Alınan yeni raporda, davacıların alacağı destek paylarının yükseltilmesi de tazminatın yükselmesine neden olmuş ve yine usuli kazanılmış hakkı ihlal etmiştir.
Açıklanan nedenlerle; bozma öncesindeki ilk hükme esas alınan 15.12.2014 tarihli rapordaki tazminat miktarları yönünden davalı lehine oluşan kazanılmış hakkın korunmasını temin etmek üzere, temyiz eden davalı …’ın sorumlu olduğu tazminatın önceki bozma ilamında belirtilen yönlere göre ve 2014 yılı verileriyle (payların önceki rapordaki gibi- gelirin asgari ücret olarak esas alınması ve davalının % 70 kusuru için) hesaplanması hususunda rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi (bu şekilde belirlenecek tazminatların sadece davalı … için geçerli olacağı da gözden kaçırılmadan) gerekirken, usuli kazanılmış hakları ihlal edecek biçimde güncel verilerle hesap yapan 20.03.2020 tarihli aktüer raporunun hükme esas alınmasıyla karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacılar … ve … dışındaki 7 davacının manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verildiğinden, reddolunan manevi tazminat miktarları üzerinden her bir davacı aleyhine red vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, 7 davacının reddolunan toplam manevi tazminat tutarı üzerinden tek red vekalet ücretine karar verilmesi de doğru olmamıştır.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine, 06/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.