Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/17056 E. 2021/4862 K. 16.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/17056
KARAR NO : 2021/4862
KARAR TARİHİ : 16.09.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
ASIL VE BİRLEŞEN DAVA
( … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/…- 2017/… Numaralı Dosyası)

Taraflar arasındaki haksız eylem nedeni ile uğranılan maddi zararın tazmini davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne birleşen davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar, davalı DSİ’nin denetimi ve gözetimi altındaki diğer davalı şirketin … Çayının ıslahı çalışmaları esnasında taşınmazlarına zarar verdiğini belirterek uğradıkları maddi zararın ödetilmesi isteminde bulunmuşlardır.
Davalılar, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece verilen ilk kararla, dava ve ıslah dilekçeleri ile talep edilen maddi tazminat isteminin ödetilmesine karar verilmiş; davacılar vekili ve davalı … İnşaat Taahhüt ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyizi üzerine; karar, Dairemizce diğer temyiz itirazları incelenmeksizin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesi ile bozulmuş, davacılar vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine dosya yeniden incelenerek; tespit dosyasında yapılan harcamaların yargılama gideri kapsamında değerlendirilmemesi, tespit dosyasında alınan bilirkişi raporu ile dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğundan kusur oranları açısından jeoloji ve inşaat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan gerekçeli ve denetime olanak verici nitelikte yeni bir rapor alınıp kusur oranları belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, davaya konu binaların mühürleme tarihi 30/04/2012 tarihi olup, bu tarih olay tarihi olarak kabul edilerek, faizin başlangıcı olarak kabul edilmesi karşısında, bilirkişilerce 30/04/2012 tarihindeki verilere göre hesaplama yapılması, davacıların işyeri olan marketin geliri konusunda sadece tanık beyanları esas alınarak karar verilmiş olup, marketle ilgili varsa ticari defterler ve vergi beyannameleri gözetilmek sureti ile mahrum kalınan gelir kaybının hesaplanması gerektiğinin kabulüyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bu aşamada davacı tarafından açılan ek dava mahiyetindeki birleşen davayla asıl davanın yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporuyla zarar tutarının 244.100,25 TL olduğunun belirlendiği, Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/97 esas ve 2015/215 karar sayılı
kararının, bozma karından sonra ıslah yoluna başvurulmayacağı ve ıslah ile artırılan alacağa hükmedilmesinin usule aykırı olduğu belirtilerek bozulduğunu, her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 2014/97 esas sayılı davada alınan son bilirkişi raporunda belirlenen ve ilk davada talep dışında kalan 173,300,25 TL tazminatın haksız fiil (olay) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili isteminde bulunulmuş, açılan davanın asıl davayla birleştirilmesi talep edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, birleştirme kararı verilmiş ve denetime elverişli, çelişkileri giderir mahiyette görülen bilirkişi raporları hükme esas alınarak, davalı DSİ Genel Müdürlüğü yönünden karar verilmesine yer olmadığına, asıl dava olan 2017/229 esas sayılı dosya açısından davalı … İnşaat Taahhüt ve Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın kısmen kabulü ile 178.297,29 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 30/04/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı yurt-se inşaat taahhüt ve tic. Ltd. Şti.’den alınarak davacılara payları oranında verilmesine, birleşen dava olan 2016/87 esas sayılı dosya açısından davanın derdest dava bulunması nedeniyle reddine karar verilmiş, hükmün 8. bendi ile “davacıların yapmış olduğu 8.991,85 TL harç, 5.396,55 TL bilirkişi gideri, 254,40 TL posta, 2.200,00 TL keşif gideri, 1.040,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 17.882,80 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine” karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, haksız eylem nedeni ile uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.
Davacı birleşen davayı açarken 2.959,54 TL peşin harç yatırmış olup bu dava reddedildiğinden karar tarihi olan 2021 tarihi harçlar tarifesine göre ret harcı olan 67,00 TL’nin mahsubu ile bakiye kısmın davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken birleşen davaya dair yargı harcına yönelik hüküm tesis edilmemesi doğru olmamıştır. Ne var ki, belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın (2) nolu bentte yazılan sebeple hüküm fıkrasına 12. bent eklenerek; “davacıların birleşen dava için yapmış olduğu 2.899,54 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,” sayı ve yazı dizisinin eklenmesine, davalının tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle reddi ile kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 9.134,61 TL kalan harcın temyiz eden davalıdan alınmasına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 16/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.