YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/17154
KARAR NO : 2021/4325
KARAR TARİHİ : 07.07.2021
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVACILAR : 1- … 2- … vekilleri Av. …
Davacılar … ve … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 08/07/2013 gününde verilen dilekçe ile kasten öldürme nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 10/03/2020 günlü karara karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; davalı vekilinin davacı …’e destekten yoksun kalma tazminatı hükmedilmemesi gerektiğine, maddi tazminat miktarının hesaplanma yöntemine ve miktarına, manevi tazminat miktarına yönelen istinaf nedenleri yerinde olmadığından 6100 Sayılı HMK’nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince esastan reddine, davalı vekilinin maddi tazminattan haksız tahrik nedeni ile indirim yapılması yönündeki istinaf nedeni yerinde olduğundan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK’nun 353/1. fıkra (b-2) bendi gereğince kabulüne, İlk Derece Mahkemesi olan … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/385 Esas – 2020/128 Karar sayılı 10/03/2020 tarihli kararının kaldırılmasına, düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen 01/03/2021 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacılar vekili; davalının müvekkillerinin desteği …’i av tüfeği ile kasten öldürdüğünü, müteveffanın olay öncesinde sanayi sitesinde oto elektrikçisi olarak çalışmakta olduğunu, ayrıca hayvancılık ve ziraat işi yaparak gelir sağladığını, müteveffanın
ölümü nedeniyle müvekkillerinin ekonomik olarak zor duruma düştüklerini, maddi ve manevi anlamda yıprandıklarını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davacı … için 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 50.000 TL manevi tazminat, davacı … için 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 50.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 102.000 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında ıslah dilekçesiyle maddi tazminata ilişkin talebini davacı … için 207.420,57 TL’ye yükseltmiştir.
../…
Davalı vekili; davacılardan Doğan’ın maddi tazminat talebinin yerinde olmadığını, yaşı ve işi gereği destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunamayacağını, davacı …’ün ise dul ve yetim maaşı aldığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, maddi tazminat davasının kabulü ile davacı … için 207.427,57 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı … için talep edilen destekten yoksun kalma tazminatının reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacılardan … için 40.000 TL ve … için 30.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davalı vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce davalı vekilinin davacı …’e destekten yoksun kalma tazminatı hükmedilmemesi gerektiğine, maddi tazminat miktarının hesaplanma yöntemine ve miktarına, manevi tazminat miktarına yönelen istinaf nedenleri yerinde olmadığından 6100 Sayılı HMK’nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince esastan reddine, davalı vekilinin maddi tazminattan haksız tahrik nedeni ile indirim yapılması yönündeki istinaf nedeni yerinde olduğundan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK’nun 353/1. fıkra (b-2) bendi gereğince kabulüne, İlk Derece Mahkemesi olan … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/385 Esas – 2020/128 Karar sayılı 10/03/2020 tarihli kararının kaldırılmasına, düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile maddi tazminat davasının kabulü ile davacı … için 155.565,42 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı … için talep edilen destekten yoksun kalma tazminatının reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacılardan … için 40.000 TL ve … için 30.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, kasten öldürme sonucu destekten yoksun kalma nedenine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacılar vekili, müvekkillerinin desteğinin kasten öldürme sonucu hayatını kaybettiği gerekçesiyle destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuş, tazminatın belirlenmesi amacı ile bilirkişiden rapor alınmış, alınan raporda davacıların desteğinin ve davacı …’in olay tarihinden sonraki muhtemel yaşam süresi belirlenmesinde 1931 tarihli PMF yaşam tablosu dikkate alınarak hesaplama yapılmış, mahkemece bu rapor hükme esas alınmıştır.
Gerçek zarar miktarı; hak sahiplerinin ve desteğin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır.
Hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvelleri ile saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, … Üniversitesi ve … Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir.
Buna göre temyiz edenin sıfatına göre, davacılar tarafından kararın temyiz edilmediği de dikkate alınarak, usuli kazanılmış haklar gözetilerek (tazminata esas alınan gelir, esas alınan asgari ücret yılı, işlemiş/işleyecek dönem tarihleri gibi) davacıların desteğinin ve davacı …’in muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre belirlenmesi suretiyle tazminat miktarının hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının HMK 371. maddesi gereğince BOZULMASINA, (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, dosyanın bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 07/07/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.