Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/1718 E. 2023/6553 K. 17.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1718
KARAR NO : 2023/6553
KARAR TARİHİ : 17.05.2023

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/214 E-2021/235 K
HÜKÜM/KARAR : Reddine /Yeni Hüküm Kurulmasına
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/425 E-2019/386 K

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı …’ndan alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine Adana 6. İcra Müdürlüğü’nün 2016/3994 sayılı dosya ile takip yapıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı borçlu bilinen adresinde yapılan haciz sırasında tutulan haciz zabıtlarının geçici aciz belgesi niteliğinde olduğunu, davalı borçlunun adına kayıtlı Adana İli, Çuluova İlçesi, Karslılar Mahallesi, 6020 ada, 1 parselde 11 nolu bağımsız bölümün 29.11.2015 tarihinde diğer davalı …’e devredildiğinin tespit edildiğini beyan ederek, davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … cevap dilekçesinde özetle; herşeyden önce aciz vesikası alınmadığını bu durumun dava şartı olduğundan davanın reddinin gerektiğini, kendisinin diğer davalıya yapmış olduğu devrin tamamıyla gerçek olduğu söz konusu taşınmaz 2012 yılında bankadan kredi kullanarak yatırım amacı ile aldığını, bu nedenle kredi borcu bittikten sonra sattığını, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazı alan iyi niyetli 3. kişi konumunda bulunan davalı hakkında açılan haksız ve kötü niyetli davanın reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 10.10.2019 tarihli ve 2018/425 esas ve 2019/386 karar sayılı kararıyla; borçlunun adına kayıtlı Adana ili Çukurova ilçesi, Karslılar Mahallesi 6020 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan yapının 3. Kat 11 nolu bağımsız bölümünün 29.12.2015 tarih ve 31767 yevmiye numaralı işlem ile 100.000,00 TL bedel ile diğer davalı …’e satış sureti ile intikal ettirdiği, davalılarca satış bedelinin 220.000,00 TL olduğu, 100.000,00 TL bedelin tapuda ödediği, bakiye 120.000,00 TL lik miktarın posta çek hesabı ile ödendiği iddiasında bulunduğu, posta çek hesabına ilişkin hesap hareketlerinin incelendiği ve 120.000,00 TL’lik miktarın davalı …’na gönderildiğinin anlaşıldığı, taşınmazın tespit edilen bedeli ile bildirilen satış bedeli arasında misli fark bulunmadığı, davalılar arasında ev sahibi kiracı ilişkisi olup, dinlenen tanık beyanları ile tespit edilen diğer olgular dikkate alındığında yapılan satış işleminde davalı …’ün borçlu davalının içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastını bilerek taşınmazı satın aldığına dair mahkememizde yeterli kanaat oluşmadığı anlaşılmakla ispat edilemeyen davacının davasının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı 3.kişinin borçlunun ızrar kastını bilebilecek kişilerden olduğunun ortaya çıktığını, davalılarca dava konusu taşınmazda davalı …’ün oğlu…in oturduğu iddia ve beyan edilmekte ise de mernis kayıtlının aksini gösterdiğini, davalı borçlu … ile imzaladığı kira kontratının da gerçeği yansıtmadığını, taşınmazda davalı … ikamet ederken kontratı oğlunun yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ayrıca söz konusu taşınmazda fiilen oturduğu söylenen oğlunun da taşınmazı alım güçlerinin bulunmadığının anlaşıldığını, mahkemece delillerin ve özellikle esas aldığı ödeme belgelerinin değerlendirmesinin hatalı yapıldığını, davalı taraflarca devir öncesinde imzalandığı öne sürülen bir kira sözleşmesi ibraz edildiğini, iş bu kira bedellerinin ödendiğine dair ise hiçbir belge ibraz edilmediğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…Dava konusu taşınmazın ilk kayıt malikinin … olduğu, …’in söz konusu taşınmazı 14.09.2011 gününde …’e yani dosyamız davalısına devrettiği, davalı …’ın taşınmazı devir aldıktan yaklaşık 13 gün kadar sonra 27.09.2011 gününde bu kez… isimli kişiye devrettiği, ……’in ise 04.04.2012 gününde dosyamız borçlusu olan …’ye devrettiği, …’nin de son olarak 29.12.2015 tarihinde daha öncesinden kayıt maliki olan dosyamız davalısı…..’a taşınmazı devrettiği, dosyada dinlenen tanık beyanlarından, davalı …’ın oğlu olan… taşınmazın ilk kayıt maliki olan Turhan’ın oğlu olduğu, …in tanık beyanında 2014 yılı Eylül ayında evlenmeye karar verdiğini, teyzesi aracılığı ile dava konusu taşınmazı bulduğunu ifade ettiği, tanığın daha öncesinden babasına ve annesine ait olan taşınmazı daha öncesinden hiç haberi yokmuş gibi teyzesi aracılığı ile bulduğunu ifade etmiş olması hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacı …’ın kardeşi olan tanık …beyanında, yeğeni olan İlke’nin 2014 yılında evlenmeye karar verdiğini, ev aradığını, bunun üzerine kendi oturmuş olduğu binada boş bir daire olduğunu, bunu davalı …’a almayı teklif ettiğini beyan ettiği, davalı…..’in ……p’ın kız kardeşi olması sebebi ile daha öncesinden davalı …’a ait olduğu tapu kayıtlarından anlaşılan taşınmazdan davalı …’ın hiç haberi yokmuş gibi taşınmazın alınması için kendisine önerdiği yönündeki beyanı, hayatın olağan akışına aykırı olduğu, taşınmazın alındığına ilişkin olarak davalı …’ın borçluya bir miktar peşin ödeme yapmasından sonra taksitler halinde 4 ayrı seferde 30.000,00 TL para göndermiş olması, özellikle 60.000,00 TL’lik ikinci ödemenin aynı gün aynı saat diliminde 2 farklı havale şeklinde gönderilmiş olması da hayatın olağan akışına uygun olmaması, davalı … tüm beyanlarında, söz konusu taşınmazı oğluna düğün hediyesi olarak almak istediğini ifade etmesine rağmen taşınmazın davalı … adına tescil edildiği , davalı …’ın oğlu olan İlke’nin dava konusu taşınmazda daha öncesinden oturuyor olması, bu sebeple davalı … ile tanışıklığının bulunması, taşınmazın önceki malikinin yine davalı … olması dikkate alındığında taraflar arasında gerçekleştirilen devrin muvazaalı olduğu, davalı …’ın davalı …’nin ekonomik durumunu bilebilecek kişilerden olması nedeniyle anılan tasarrufların İİK’nın 280. maddesi gereğince iptale tabi bulunmasına göre davalılar arasındaki devrin alacaklıdan mal kaçırma amacıyla olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken salt satış bedeli arasında fahiş fark olmadığından davanın reddine karar verilmesi usul, yasa ve içtihatlara aykırı olduğundan davacı vekilinin istinaf sebepleri yerindedir.

Açıklanan nedenlerle, davalı borçlu …’nun dava konusu taşınmazı davalı …’e devretmesi işleminin alacaklılardan mal kaçırma amaçlı olduğu kanaatine varılmakla davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin kabulü ile davacının davalı … aleyhine başlattığı Adana 6. İcra Dairesinin 2016/3994 Esas sayılı takip dosyasındaki bakiye alacak ve fer’ileriyle sınırlı olmak üzere davalı …’na ait Adana İli Çukurova İlçesi, Karslılar Mahallesi 6020 ada 1 parsel 11 nolu bağımsız bölümün diğer davalı …’e satışına ilişkin 29.12.2015 tarihli tasarrufun İİK’nın 278 ve devamı maddeleri gereğince iptaline, davacıya işbu taşınmaz üzerinde İİK’nın 283/1. maddesi gereğince takipteki bakiye alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere haciz ve satış isteme yetkisi verilmesine karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile;
-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 10.10.2019 tarih ve 2018/425 Esas, 2019/386 Karar sayılı kararının kaldırılmasına,

2-Davanın Kabulüne;
a)-Davalı …’na ait Adana İli Çukurova İlçesi, Karslılar Mahallesi 6020 ada 1 parsel 11 nolu bağımsız bölümün diğer davalı …’e satışına ilişkin 29.12.2015 tarihli tasarrufun İİK’nın 278 ve devamı maddeleri gereğince iptaline,

b)-Adana 6. İcra Dairesi’nin 2016/3994 Esas sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere İİK. Mad.283/1 gereğince cebri icra yapabilme yetkisinin tanınmasına, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı … vekili temyiz dilekçesinde;i dava konusu gayrımenkulün boşanma davası neticesinde eski eş tarafından kendisine verildiğini ancak hemen elden çıkartıldığını, yıllar sonra ihtiyaca binaen bedelini ödeyerek oğluna aldığını, kötü niyetin bulunmadığını, alacaklıları zarara sokma kasdının da bulunmadığını, muvazaanın söz konusu olmadığını beyan ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi.

2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 277 ve devamı maddeleri

3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davalı borçlu …’nun şirketinin Nanotek Biyolojik İmplantlar ve Tıbbi Cihaz Tic. Ltd. Şti. olmasına ve davalı borçlunun medikalciler derneği başkanı olduğunun anlaşılmasına , davalı …’ün eski eşi olan dava dışı …’in dava dışı asıl borçlu Nanotek firmasında çalışan olmasına, davalı … ve dava dışı oğlu İlker’in de medikal ürünler pazarlama sektöründe çalıştığının anlaşılmasına, dava konusu gayrımenkulün dava konusu tasarruflardan önce davalı … ve öncesinde de dava dışı Turgay Güler’e ait olduğunun anlaşılmış olmasına göre davalı … vekilinin dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı …’e yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.