YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/17282
KARAR NO : 2021/4087
KARAR TARİHİ : 01.07.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nce verilen başvurunun kabulüne dair verilen karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 21.06.2016 tarih 2016/İHK-1479 sayılı itirazın reddine dair kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
– K A R A R-
Davacı vekili sigorta tahkim komisyonu başvuru dilekçesinde, 23.03.2011 tarihinde davacı idaresindeki araç ile davalıya trafik sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını, kaza tespit tutanağının gerçeği yansıtmadığını beyanla, belirsiz alacak olarak 5.000,00 TL geçici ve kalıcı işgöremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kusura itiraz ederek, maluliyet oranının belirlenmesi gerektiğini beyanla, davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nce tüm dosya kapsamına göre; başvurunun kabulü ile 175.000,00 TL tazminatın 22.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti’nce; davalı vekilinin itirazın reddine karar verilmiş; itiraz hakem heyeti kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, itiraz hakem heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Hakem heyetince yapılan araştırma inceleme hüküm vermeye yeterli değildir.
Olay tarihinde düzenlenen kaza tespit tutanağına göre; davalı sürücünün sağa sinyal vererek dönüş yaptığı esnada, yine aynı istikametten gelen davacının kamyonun sağından geçmek istediği esnada çarpıştıklarını, davacının KTK 52/1-b nedeniyle hız nedeniyle kusurlu olduğu, davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün kural ihlalinin olmadığı belirlenmiş, soruşturma dosyasında şikayet yokluğu nedeniyle kovurşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Hakem heyeti’nce alınan 14.05.2013 tarihli İTÜ Makina Fakültesi Öğretim üyesi tarafından tanzim edilen rapor ile; davalıya sigortalı sürücünün idaresindeki kamyon ile seyri esnasında sağındaki tali yola dönüşe geçmeden an az 30 metre önce sağ şeride geçmesi, sinyal verip bu şeritten dar kavisle dönüşe geçmesi gerekirken sağında giden motosiklete dikkat etmeyip tanık beyanına göre sinyal vermeden geniş kavisle dönüş yaptığından % 100 kusurlu olduğu, davacı sürücünün alabileceği bir ek tedbir olmadığından kusursuz olduğu belirlenmiş ve hakem heyetince hükme esas alınmıştır. Kusur dağılımına ilişkin çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru değildir. Bu durumda itiraz hakem heyetince; soruşturma dosyası da getirtilerek kaza tespit tutanağı ile hakem heyetince alınan rapor arasındaki kusur dağılımına ilişkin çelişkilerin giderilmesi yönünde İTÜ öğretim üyeleri veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan, önceki raporların da irdelendiği, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davalı vekilinin anılan yöne ilişkin itirazlarının reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Kabule göre de;
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Sözkonusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda; Burhaniye Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen raporda davacının %73 oranında maluliyetinin bulunduğu bildirilmiş ve hakem heyetince hükme esas alınmış ise de rapor hüküm vermeye elverişli olmayıp kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olarak hazırlanıp hazırlanmadığı rapordan anlaşılmamaktadır.
O halde itiraz hakem heyetince; Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’ndan ve üniversitelere bağlı Adli Tıp Şubesi heyetinden olay tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine uygun rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde eksik inceleme ile davalı vekilinin anılan yöne ilişkin itirazlarının reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile itiraz hakem heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 01/07/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.