YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/17284
KARAR NO : 2022/11132
KARAR TARİHİ : 29.09.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılaması sonunda başvurunun kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekili başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 20.08.2019 tarihinde davacının yolcu olduğu davalı … şirketine zorunlu trafik (…) sigorta poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL daimi iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş; 04.12.2020 bedel artırım dilekçesi ile talebini 90.294,08 TL’ye yükseltmişir.
Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; başvurunun kısmen kabulü ile 70.154,88 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 18.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara, davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince; itirazın kabulü ile uyuşmazlık hakem heyeti kararına esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinden itibaren 6 ay 28 gün sonra düzenlenmiş olduğu, raporda “trafik kazası ile oluşan sağ klavikula distal uç parçalı depase kırığına bağlı sağ omuz eklem hareketlerinde kısıtlılık” nedeniyle % 8 oranında sürekli engelliliğe uğradığı tespitine yer verilmiş olmasına karşın maluliyet raporunda saptanan arazlarla ilgili olan ortopedi ve travmatoloji uzmanı hekimin heyette yer almadığı, bu itibarla maluliyet raporunun kaza tarihinden itibaren bir yıl geçmeden ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelikte belirtilen şekil şartlarına uyulmadan hazırlanmış olması sebebiyle sigorta kuruluşuna gerekli belgelerle ve geçerli başvuru yapılmadığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiş; itirazın kabulü ile davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda, kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 19.03.2020 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti % 8 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun tanziminde “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirleme yapıldığı görülmekte olup raporun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olduğu açıktır.
İtiraz Hakem Heyeti tarafından; davacının davalı tarafa başvuru sırasında sunduğu maluliyet raporunun usule uygun düzenlenmediği ve KTK’nın 97. maddesi ile … Genel Şartları gereği gerekli olan tüm belgeler ile başvuru yapılmadığı, tahkime başvurulmadan önce usulüne uygun yapılmış başvuru bulunmasının dava şartı olduğu gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere uygun biçimde, konusunda uzman doktor bilirkişi heyeti tarafından ve kazadaki yaralanma ile maluliyet arasındaki illiyet bağı da kurularak düzenlendiği, karara esas alınabilir bir rapor olduğu gözetilmek suretiyle inceleme yapılması, davalı vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına ilişkin diğer itirazları da değerlendirilip karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 29.09.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.