YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/17491
KARAR NO : 2021/8993
KARAR TARİHİ : 23.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18.02.2021 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalılardan … vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 21.05.2019 gün 2016/ 14514E. 2019/6514 K. sayılı ilamında; “…Mahkemece muris …’nun kardeşi …’nın destekten yoksun kalma tazminat talebi reddedilmiş ise de; davacı … doktor olan desteğin öldüğü tarihte 16 yaşında ve öğrenci olup, dosyada dinlenen davacı tanıkları da yeminli beyanlarında; muris …’nun ailesi ile birlikte yaşadığını, ailesine maddi katkıda bulunduğunu, davacı baba …’ın kızı …’nun doktor olduğuna güvenerek emekli olduğunu, davacıların bir kısmının ise öğrenci olduğunu ve …’nun onlara da maddi destekte bulunduğunu ifade etmişlerdir. Bu durumda Mahkemece, aktüer bilirkişiden ek rapor aldırılmak suretiyle, muris …’nun ölmeden önce fiilen destek sağladığı anlaşılan davacı kardeş … yönünden de Daire uygulamasına göre gelir elde etmeye başlayacağı 18 yaşına kadar hesaplanacak destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Kabule göre, mahkemece, davacıların tümü için kabul edilen manevi tazminatlar için davacılar yararına tek vekalet ücretine hükmedilmiştir. İhtiyari dava arkadaşı olan davacıların her birinin murislerinin ölümü nedeniyle ayrı ayrı maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş olması, her birinin davasının diğerinden bağımsız olması ve aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda da esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak; her bir davacı yönünden lehine hükmedilen manevi tazminat miktarına göre ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesi gerekirken yazılı şekilde tek vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir ve bozmayı gerektirmektedir. AAÜT’nin 3/2. maddesi gereği red sebebi aynı olan davalılar için tek avukatlık ücreti verilmesi gerekirken, davacı
… yönünden reddine karar verilen maddi tazminat tutarı üzerinden, red sebebi müşterek olan davalılar … ve … ve Anadolu Anonim Türk Sigorta AŞ yararına ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiştir. Yerel mahkeme kararının 2/b bendinin 3 ve 4’üncü fıkralarında “manevi tazminat” yerine “maddi tazminat” yazılmış olması ise mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak değerlendirilmiştir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uygun yapılan yargılama neticesinde, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; söz konusu karar, davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmamasına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 8.103,00 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı … AŞ’den alınmasına, 23/11/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.