YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/17708
KARAR NO : 2022/14963
KARAR TARİHİ : 21.11.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Davacı … vekili Av. … tarafından, davalı … aleyhine 09.10.2020 tarihli dilekçe ile trafik kazası sonucu bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan inceleme sonucunda; başvurunun kabulüne dair verilen kararın davalı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının kabulü ile … kararı kaldırılmak suretiyle yeniden hüküm kurularak başvurunun kısmen kabulüne dair verilen 04.03.2021 tarih ve 2021/İHK-6059 sayılı kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya incelendi, gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili; 05.08.2017 tarihinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araçtan düşen stepnenin, davacının sürücüsü olduğu kamyonete çarpması ile oluşan trafik kazası sonucu davacının yaralanarak %7 oranında malul kaldığını, davalıya yapılan başvuruya cevap verilmediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 472,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 40.472,00 TL nin davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş; 14.12.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 78.559,59 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; başvuru şartı gerçekleşmediğinden usulden reddin gerektiğini, plakası tespit edilemeyen aracın varlığının ve kazaya bu aracın sebebiyet verdiğinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılmasını ve kusur oranının belirlenmesini talep ettiklerini belirterek, başvurunun usul ve esastan reddini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; başvurunun kabulü ile 78.559,59 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 21.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı davalı vekili itiraz yoluna başvurmuştur.
İtiraz Hakem Heyetince; davalının diğer itirazlarının reddine, TRH Yaşam Tablosu ve 1.8 teknik faizin kullanılmasına yönelik itirazının kabulü ile … kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurularak başvurunun kısmen kabulü ile 65.912,20 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 21.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacının temyizi yönünden yapılan incelemede;
… tarafından hükme esas alınan 12.12.2020 tarihli hesap raporunda, seçenekli olarak hem PMF tablosu-progresif rant hem de TRH 2010 tablosu-1.8 teknik faiz esasına göre hesaplama yapılmış, Uyuşmazlık Hakem Heyetince PMF tablosu-progresif rant esasına yapılan hesaplama hükme esas alınmış, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazı üzerine TRH 2010 tablosu ve 1.8 teknik faiz esasına göre hesaplama yapılması gerektiğine yönelik itirazı kabul edilerek, anılan hesap raporunda bu yönde yapılan hesaplama hükme esas alınarak, davalının itirazının bu yönden kabulü ile yeniden hüküm kurulmuştur.
Trafik kazasında bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak tazminat isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömür süreleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF 1931” cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu’na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Bu itibarla; tazminat hesaplamasında TRH 2010 Yaşam Tablosunun kullanılmasında bir isabetsizlik görülmemiş olmakla birlikte birlikte, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde PMF 1931 tablosunun kullanılması gerektiğine yönelik itiraz ve kabulü nedeniyle, tazminat hesabında PMF 1931 tablosunun (TRH 2010 tablosundan daha kısa ömür süresi belirlediği halde davacı kabulü gereği) kullanılması gereklidir.
Davacının hak kazanabileceği iş gücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve İHH tarafından da karara esas kabul edilen 12.12.2020 tarihli aktüer raporunda; yeni ZMSSGŞ ve ekindeki cetvellere göre hesaplama yapılmış ise de; Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarih – 2019/40 E. – 2020/40 K. sayılı kararı gereği, sürekli iş göremezlik tazminatının hesabında, yeni … Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve % 1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanmasının mümkün olmadığı Dairemizce kabul edilmektedir. Açıklanan nedenle tazminat hesaplamasının %1.8 teknik faiz uygulanmadan ve Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak yapılması gereklidir.
Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında İtiraz Hakem Heyetince; davacı için PMF 1931 Tablosuna göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi (davalı lehine olacak biçimde daha kısa ömür süresi belirlediği halde davacı vekilinin temyiz dilekçesindeki talebiyle bağlı kalınması gerektiğinden), 1.8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından da “progresif rant” formülü kullanılarak tazminatın hesaplanmasının gerektiği dikkate alınmak suretiyle, anılan biçimde hesaplama yapan ve davacı tarafın kabul edip üzerinden ıslah yaptığı 12.12.2020 tarihli aktüer raporunun karara esas alınması gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Davalının temyiz itirazlarına gelince;
a) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, … kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve özellikle davacı tarafından tahkim yoluna başvurulmadan önce zararın kapsamının belirlenmesi için gerekli tüm belgelerle davalıya gerekli başvurunun yapıldığı dikkate alındığında davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazının yerinde görülmemesine, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınmasında bir usulsüzlük görülmemesine, kaza tespit tutanağı, olay yeri krokisi ve dosya kapsamına göre davalının kusura ilişkin temyizinin yerinde bulunmamasına, kazanın oluş biçimi ile davacının yaralanma şekline göre tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmayışının yerinde görülmesine, 6102 sayılı TTK’nın 1426/1. maddesi gereği zararın kapsamının belirlenmesi için davacı tarafından yapılan makul gider kapsamındaki rapor ücretinden davalı sigortacının sorumlu olmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
b) İtiraz Hakem Heyetince; kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine 9.368,59 TL tam vekalet ücretine hükmedilmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesi ile adı geçen Yönetmeliğin 16. maddesine eklenen 13. fıkra uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17. maddesi (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nispi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nispi ücretin beşte birine hükmedilir.
Açıklanan nedenlerle; …’nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi ve AAÜT’nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2-a) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, … kararının (2-b) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına, (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya geri verilmesine 21.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.