YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/17709
KARAR NO : 2022/14961
KARAR TARİHİ : 21.11.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat davasının Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan incelemesi sonucunda; davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine dair verilen 25.04.2021 tarih ve 2021/İHK-12002 sayılı kararın davalı vekilince süresi içinde temyiz edilmesi üzerine temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya incelendi, gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili; 10.07.2018 tarihinde davalıya trafik sigortalı olan aracın, yaya olan davacıya çarpması sonucu davacının en az %13 oranında malul kaldığını, kusur ve maluliyet durumundaki lehe artış haklarını saklı tuttuklarını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; tarihsiz ıslah dilekçesiyle talebini 81.123,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; zamanaşımı def’inde bulunduklarını, medikal firmaya yaptırdıkları inceleme sonucu %3 maluliyet oranı üzerinden davacıya 24/09/2020 tarihinde 20.327,14 TL ödeme yaptıklarını, ardından davacı tarafından eldeki tahkim başvurusuna sunulan İstanbul Medeniyet Üniversitesi tarafından düzenlenen 21/07/2020 tarihli % 13 oranlı raporun iletildiğini, bu raporun medikal firmaya inceletilmesi sonucu % 6 maluliyet oranı üzerinden belirlenen 40.753,77 TL tazminattan ilk ödeme tenzil edilerek 16.10.2020 tarihinde 20.331,40 TL daha ödeme yaptıklarını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, aksi kanaat halinde çelişkinin giderilmesini talep ederek, davanın reddini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; sunulan maluliyet raporu ve PMF 1931 Hayat Tablosu-progresif rant esasına göre düzenlenen hesap raporu hükme esas alınarak, davanın kabulü ile 81.123,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 10.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı davalı vekili itiraz yoluna başvurmuştur.
İtiraz Hakem Heyetince; TRH 2010 Hayat Tablosu ve progresif rant yöntemine göre bilirkişiden alınan ek raporda belirlenen tazminatın, Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen tazminattan daha yüksek miktarda olduğu, davacının hakem heyeti kararına itiraz etmemesi nedeniyle aleyhe bozma yasağı gereği fazla hesaplanan tutarın dikkate alınmadığı, davalının diğer itirazlarının yerinde görülmediği gerekçesiyle, davalının itirazının reddine karar verilmiş; karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda; hakem heyeti tarafından karara esas kabul edilen ve İstanbul Medeniyet Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 21.07.2020 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle maluliyeti %13 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun tanziminde Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve eki cetvellerin kullanılması gerekirken, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe ekli cetveller kullanılmış olup, raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre düzenlenmiş bir rapor olmadığı açıktır.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının kaza tarihi sonrasında eksik tedavi evrakları da eklenerek, kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine belirlenmesi amacıyla, en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından önceki raporun da irdelendiği yeni bir rapor alınıp sonucuna göre (maluliyet oranı bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) hüküm kurulması gerekirken, hatalı maluliyet raporuna göre karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2-Kabule göre de; Uyuşmazlık Hakem Heyetince kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına 11.346,00 TL tam vekalet ücretine hükmedilmiş, davalı vekilinin İtiraz Hakem Heyeti nezdinde vekalet ücretine yönelik yapmış olduğu itirazı reddedilmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6. maddesi ile adı geçen Yönetmelik’in 16. maddesine eklenen 13. fıkra uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17. maddesi (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir.
Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyeti’nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi ve AAÜT’nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
3-Bozma sebebine göre ve dosya içerisinde ve UYAP ortamında bulunmayan davalının Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan hesap raporuna karşı itiraz dilekçesi, İtiraz Hakem Heyetince alındığı anlaşılan 1. ve 2. ek hesap raporu, bu raporların taraflara tebliğine ilişkin bilgi belgeler ile taraf vekillerinin itiraz dilekçelerinin İtiraz Hakem Heyetince dosya kapsamına eklenmesi gerekli olup, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde gösterilen nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, (3) nolu bentte gösterilen nedenle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 21.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.