Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/17717 E. 2022/14496 K. 14.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/17717
KARAR NO : 2022/14496
KARAR TARİHİ : 14.11.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Davacı … Sadi vekili Av. … tarafından, davalı .. aleyhine 18.03.2020 tarihli dilekçe ile trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan inceleme sonucunda, davanın kabulüne dair verilen karara davalı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine dair verilen 06.11.2020 tarih ve 2020/İHK-21729 sayılı kararın davalı vekilince süresi içinde temyiz edilmesi üzerine temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya incelendi, gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili; 14.12.2017 günü 3 aracın karıştığı kazada davacı yayanın yaralandığını, başvurunun … plakalı aracın trafik sigortacısı olan davalıya karşı yapıldığını, yapılan başvuru üzerine davalının ödeme konusundaki teklifini geri çekerek ödeme yapmayacağını beyan ettiğini belirtip, belirsiz alacak davası olarak 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 17.07.2020 tarihli miktar artırım dilekçesiyle talebini 141.554,00 TL’ye artırmıştır.
Davalı vekili; davacının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş maluliyet raporu sunması gerektiğinden başvurunun usulden reddi gerektiğini, maluliyet oranı konusunda tek yetkili kurumun Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu olduğunu, sigortalı aracın kusurlu olmadığını, kusur raporu alınmasını talep ettiklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davacının davalı aleyhine STK’na yaptığı ve usulden reddedilen dosyada kusur raporu alındığı ve davalıya sigortalı araç sürücüsünün %50 kusurlu bulunduğu, davacının ise kusursuz olduğunun tespit edildiği anlaşıldığından, kusur incelemesi yapılmasına gerek görülmediği, davacının %51 oranında malul kaldığı, bu oranlar üzerinden yapılan hesaplamayı içerir hesap raporunun hükme esas alındığı gerekçesiyle; davanın kabulü ile 141.554,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 13/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı davalı vekili itiraz yoluna başvurmuştur.
İtiraz Hakem Heyetince; davacının geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi giderine yönelik talebi olmadığından davalının bu husustaki itirazında hukuki yarar bulunmadığı, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik uyarınca davacının maluliyet oranının %51 olduğu, hükme esas alınan raporun yeterli görüldüğü gerekçesiyle; davalının itirazının reddine karar verilmiş; karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve özellikle Adana Başkent Üniversitesi tarafından düzenlenen 27.08.2019 tarihli ve %51 oranlı maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik
hükümlerine göre düzenlenmesi ve hakem heyetince bu oranın hükme esas alınması karşısında davalının kaza tarihinde yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre rapor alınmasına yönelik temyiz itirazının yerinde görülmemesine; UYAP üzerinden yapılan sorgulamada kazaya ilişkin Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/166 Esas sayılı dosyasında ceza davasının açıldığı ve hükme bağlandığı anlaşıldığından, davalının uzlaşmaya yönelik temyiz itirazının yerinde olmamasına; ceza mahkemesince dosya kapsamındaki raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için ATK Trafik İhtisas Dairesi’nden alınan raporda davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu bulunduğu gözetilerek davalının kusura yönelik itirazının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2)Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyetince kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına 17.398,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiş; davalı vekilinin İtiraz Hakem Heyeti nezdinde vekalet ücretine yapmış olduğu itirazı reddedilmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6. maddesi ile adı geçen Yönetmelik’in 16. maddesine eklenen 13. fıkra uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17. maddesi (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nispi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nispi ücretin beşte birine hükmedilir.
Açıklanan nedenlerle; Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi ve AAÜT’nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, kararın 6100 sayılı HMK’nın 370. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının hüküm kısmının 5.3. bendinde yer alan “17.398,00 TL” rakamı çıkartılarak yerine “3.479,00 TL” rakamının yazılmasına ve kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 14.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.