YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/17756
KARAR NO : 2022/15028
KARAR TARİHİ : 21.11.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nce davanın kabulüne dair verilen karara taraf vekillerince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 07.04.2021 tarih, 2021/İHK-9757 sayılı davalı vekilinin itirazının reddine, davacı vekilinin itirazlarının kısmen kabulü ile davanın kısmen kabulüne dair kararın süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalıya genişletilmiş kasko sigortalı aracın 23.01.2020 tarihinde meydana gelen kazada kullanılamaz hale geldiğini, Sulh Hukuk Mahkemesince görülen tespit davasında düzenlenen bilirkişi raporunda araca pert-total işleminin yapılmasının uygun olduğunun belirtildiğini, davalının cevap vermemesi üzerine aracın kazalı hali ile 135.000,00 TL’ye satıldığını, aracın rayiç değerinden hurda bedeli düşülmek suretiyle hesaplanacak zararın davalıdan tahsili gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 50.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 09.03.2021 tarihli dilekçe ile talebini 163.035,00 TL’ye artırmıştır.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, 27.11.2020 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, hasar onarımının ekonomik olmadığı, pert-total işlemi uygulanması gerektiği, aracın rayiç değerinin 242.000,00 TL, sovtaj bedelinin 135.000,00 TL olup davacının zararının 107.000,00 TL olduğu gerekçesiyle davacının talebi doğrultusunda davanın kabulü ile 50.000,00 TL araç hasar bedelinin 09.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, taraf vekilleri tarafından karara itiraz edilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince, itirazın kısmen kabulüne, UHH kararının kaldırılmasına; davanın kısmen kabulü ile 107.000,00 TL tazminatın 09.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, kasko poliçesine dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kaza sonucunda araçta meydana gelen hasarın, parça değişimi ve hasar gören parçaların onarım ve değişim işçiliklerinin iskonto uygulanmış hali ile 266.634,75 TL (KDV dahil TL) tutarında olduğu, araç rayiç bedelinin kaza tarihi itibriyle 242.000,00 TL olduğu, 135.000,00 TL sovtaj bedeli düşüldükten sonra davacının zararının 107.000.00 TL tutarında olduğu tespit edilmiş, hakem heyetince 107.000,00 TL tazminata hükmedilmiştir. Raporun incelenmesinden, aracın kaza tarihi itibariyle rayiç bedeli hesaplanırken kaza tarihindeki farazi değer üzerinden %40 artışla rapor tarihindeki değere ulaşılarak sonuca gidilmesi gerekirken, rapor tarihindeki bedelden %40 oranında indirim yapılmak suretiyle hesaplama yapılarak hesap hatası yapıldığı, kasko sigorta poliçesinde iskonto yapılmasına yönelik bir sınırlama olmamasına karşın araç parça bedelinden iskonto yapılmak suretiyle hasar bedelinin hesaplandığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda sigortalı aracın riziko tarihi itibariyle gerçek değeri tespit ettirilerek, sovtaj bedelinin mahsubu ile gerçek zarar miktarının belirlenmesi için bilirkişiden davaya konu kaza sebebiyle davacı aracında meydana gelen gerçek zarar miktarının tespiti hususunda ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli ek rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
3-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30.maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6. maddesi ile adı geçen Yönetmeliğin 16. maddesine eklenen 13. Fıkra uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17.maddesi (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir.
Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyeti’nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16.maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi ve AAÜT’nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin (3) numaralı bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya geri verilmesine 21.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.