Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/1786 E. 2022/11360 K. 03.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1786
KARAR NO : 2022/11360
KARAR TARİHİ : 03.10.2022

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen tasarrufun iptali davasında verilen davanın kabulüne ilişkin hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; esas yönünden istinaf isteminin reddine ilişkin kararın, süresi içinde davalı … A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili; davalı borçlu …. Tic. Ltd. Şti. aleyhine Ayvalık İcra Müdürlüğünün 2012/263 sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini ve borçlu şirketin hakkediş alacağı bulunan Denizli İl Özel İdaresine müzekkere gönderilerek 14.02.2012 tarihinde haciz konulduğunu, aynı gün bu alacağın 650.000,00 TL’sinin temliki için davalı borçlu ile diğer davalı arasında Denizli …. Noterliğinde sözleşme yapıldığını, davalıların ticari defterleri incelendiğinde yapılan temlik işleminin, aralarında herhangi bir mal veya hizmet alım satımı yapılmaksızın sırf müvekkilin alacaklarını tahsil etmesini engellemek amacıyla yapılmış olduğunun ortaya çıkacağını belirterek davalılar arasında akdedilen 14.02.2012 tarih ve 5277 yevmiye numaralı borçlu davalının Denizli İl Özel İdaresi’ndeki alacağının temlikini düzenleyen sözleşmede mevcut olan tasarruf işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … A.Ş. vekili; müvekkile doğmuş bir alacağın temlik edilmeyip doğacak bir alacağın temlik edildiğini, ancak temlik sonrası hak edişin ise davalı borçlu şirketin işi ve hizmeti olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Tic. Ltd. Şti.; davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalıların aynı iş kolunda faaliyet gösteren firmalar olarak, çok önceden başlayan ticari ilişkileri gereği, birbirlerinin mali durumunu bilecek durumda oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne, davalılar arasında akdedilen 14.02.2012 tarih, 5277 yevmiye nolu davalı borçlu adil inşaatın Denizli İl Özel İdaresindeki alacağın temlikini düzenleyen sözleşme ile yapılan tasarruf işleminin davacının Ayvalık İcra Dairesinin 2012/263 takip sayılı dosyasındaki alacak ve fer’ilerinin karşılayacak kısmı için iptaline ve davacıya cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmiş; hüküm, davalı … A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.12.2019 tarihli, 2013/136 Esas, 2019/707 Karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalılardan … A.Ş.’nin istinaf talebinin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı … A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İptal davasının koşullarından biri alacaklının elinde kesin (İİK.143) veya geçici (İİK.105/II) aciz belgesinin bulunması gerektiğidir. Kesin veya geçici aciz vesikasının bulunması, iptal davası için ön koşul ise de bunun davanın açılmasından önce alınması zorunlu değildir. Davanın açılmasından sonra alınabileceği gibi, temyiz aşamasında ve hatta bozmadan sonra karar düzeltme aşamasında bile alınıp ibraz edilmesi yeterlidir. Ayrıca borçlunun haczi kabil malının bulunmaması halinde durumu tespit eden haciz zaptı da, geçici aciz belgesi niteliğinde kabul edilebilir.
Somut uyuşmazlıkta davacının Ayvalık İcra Müdürlüğü’nün 2012/263(yeni 2017/9626) sayılı icra dosyasında 102.891,72 TL alacağı için icra takibi başlattığı, 17.06.2013 tarihinde yapılan hacizde; borçlunun haczi kabil malının olmadığının belirtildiği, 26.05.2016 tarihinde İcra Müdürlüğü tarafından aciz vesikası düzenlendiği, daha sonra eldeki davanın davalısı … A.Ş.’nin 26.05.2016 tarihinde düzenlenen aciz vesikasının iptali için açılan Ayvalık İcra Hukuk Mahkemesi 2016/145 sayılı dosyasında borçlunun ya da dahil olduğu adi ortaklığın dava dışı kurumlarda da hak ve alacaklarının bulunduğu, bu haliyle satış ve paraya çevirme işlemleri tamamlanmadan düzenlenen aciz vesikasının geçerli olmadığı gerekçesiyle şikayetin kabulü ile 26.05.2016 tarihli borç ödemeden aciz vesikasının iptaline karar verildiği ve verilen kararın 25.08.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Ancak; mahkemece davalı borçlu şirketin kurumlardaki hak ve alacaklarının ne kadar olduğu, bu hak ve alacakların üzerinde başkaca dosyalardan hacizler bulunup bulunmadığı, bulunması halinde bu hacizlerle birlikte davacının alacaklarını karşılayıp karşılamayacağı, böylece aciz halinin gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmamıştır.
Bu durumda; mahkemece borçlu …. Tic. Ltd. Şti.’nin kurumlardaki hak ve alacaklarının, bu hak ve alacaklar üzerindeki hacizlerin tespiti ile davacının toplam alacağını karşılamaya yetip yetmediği yani davalı borçlunun aciz halinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı … A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyize konu yerel mahkeme kararının HMK 371. maddesi gereğince BOZULMASINA; HMK 373/1 maddesi gereğince istinaf mahkemesinin esastan red kararının kaldırılarak dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesine gönderilmesine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … A.Ş.’ye geri verilmesine 03.10.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.