YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/18058
KARAR NO : 2022/13723
KARAR TARİHİ : 02.11.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, maddi tazminat istenmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince verilen 11.10.2019 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
K A R A R
Davacı vekili; davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklet ile davalı tarafça trafik sigortalı aracın karıştığı kazada davacının yaralandığını, en az %15 oranında malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş; 22.05.2019 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile talebini 54.891,73 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmalık Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın kabulüne, 54.891,73 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 29.03.2019 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine
karar verilmiş; karara taraf vekilleri tarafından itiraz edilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti tarafından; Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen karara davalı … şirketinin tüm itirazlarının reddine, davacı vekilinin temerrüt tarihine ilişkin itirazının kabulüne, karar bölümünün 1. maddesinde yazılı “29.03.2019” tarihinin karardan çıkartılarak yerine “11.12.2017” tarihinin yazılmasına, belirtilen Hakem Heyeti kararının düzeltilmiş bu hali ile aynen icrasına dair karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Davacı ev hanımı olup, kaza tarihinde herhangi bir işte çalışmadığı, dosya kapsamı ve ilgili ceza dosyası ile sabittir. Karara esas alınan hesap bilirkişi raporunda davacının sürekli iş göremezlik zararı, aktif ve pasif çalışma evresi belirlenerek ve aktif çalışma devresi zararı AGİ’li net asgari üzerinden hesaplanmıştır.
Söz konusu zararın hesaplanması sırasında esas alınan asgari ücret, bir çalışmanın karşılığı değil ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığıdır. Hal böyle olunca da ücretle fiilen çalışanlara uygulanmak için getirilen asgari geçim indiriminin, ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı ev hanımı olan kişiler yönünden dikkate alınamayacağı açıktır. Davacı için iş gücü kaybı (efor tazminatı) hesabı yapılırken, tazminat hesabının yapıldığı tüm dönemlerde (aktif dönem olarak kabul edilen dönem için de) AGİ dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden hesap yapılması gereklidir Bu yönü gözetmeyen rapor hatalıdır.
Buna göre, davacının aktif dönem zararının AGİ’siz net asgari ücret üzerinden hesabının yapılması (pasif dönem hesabının kök rapordaki gibi yapılması) için, rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/17. md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasına “tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi’nde yer alan Asliye Mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir” hükmü eklenmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 17/2. maddesinde ise “Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir” düzenlemesi yapılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyeti’nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16.13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi ve AAÜT’nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 02.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.