Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/18088 E. 2022/14601 K. 14.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/18088
KARAR NO : 2022/14601
KARAR TARİHİ : 14.11.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılaması sonunda davanın kabulüne dair verilen karara davalı vekilinin itirazı üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı vekili, 02/07/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını, sigorta şirketi tarafından %10 maluliyet oranı üzerinden ödeme yapıldığını, davacının mağduriyetinin arttığını, dosyaya sunulan raporda davacının maluliyet oranının %15 olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini 77.836,17 TL’ye arttırmıştır.
Davalı vekili, talebin reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davanın kabulü ile 77.836,17 TL maddi tazminatın 21/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davacının meydana gelen kazada yaralandığını ve malul kaldığını, cismani zararın tazmini amacı ile %10 maluliyet oranı üzerinden davalı … şirketince ödeme yapıldığını, bu kez davacının mağduriyetinin arttığını belirterek maluliyete ilişkin alınan yeni raporda ise davacının maluliyet oranının % 15 olarak tespit edildiğini açıklayıp maluliyet oranındaki bu artış sebebi ile aradaki farka ilişkin maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Gelişen durum; olay sonucu meydana geldiği halde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir.
Trafik kazası sonucu yaralanmalar nedeni ile ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise, artık “gelişen durum” ve dolayısıyla, gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler söz konusu olacaktır. Böyle hallerde, zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş olamayacaktır.
Gelişen durumun varlığı halinde gelişen durum yönünden yeniden dava açılabilmesi mümkündür. Gelişen durumun olup olmadığı ise her olaya özgü olarak kanıtlara göre değerlendirilir.
Davacıdaki yaralanmanın hangi tarihte tedaviyle tamamen sona erdiği, bu yaralanmadan dolayı gelişen bir durum olup olmadığı, varsa hangi tarihte gelişen durumun sona erdiği; diğer bir anlatımla, daimi iş gücü kaybının kesin olarak belirlenebilmesi için tedavilerinin ne zaman sona ereceği ve kesin maluliyet oranının hangi tarihte belirlenebileceği gerçek zararın tespiti açısından önemlidir.
Somut olayda; davalı … şirketinin davacı tarafa Denizli Devlet Hastanesi’nin 15/12/2015 tarihli raporunda belirlenen %10 maluiyet oranı üzerinden 05/05/2016 tarihinde 48.328,00 TL ödeme yaptığı anlaşılmaktadır.
Eldeki dosyada davacı taraf 30/06/2020 tarihli davacının %15 oranında malul olduğunu belirten Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı raporunu dosyaya sunmuş olup, rapor içeriğinde ödemenin yapıldığı tarihten sonra davacının maluliyet oranında gelişen durum olup olmadığı yönünde değerlendirme bulunmamaktadır.
Maluliyet oranları bakımından fahiş fark bulunmakla birlikte, bu farklılığın maluliyet oranında zaman içinde ortaya çıkan gelişen durum olup olmadığı konusunda yapılmış bir araştırma da yoktur.
Açıklanan vakıalar karşısında İtiraz Hakem Heyeti’nce; tüm tedavi evraklarının dosyaya temini sağlanarak maluliyet oranları bakımından fahiş fark bulunduğu dikkate alınarak, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ile oran farklılığının maluliyette artış olarak kabul edilip edilemeyeceği (maluliyet belirlemesine esas teşkil eden fiziksel ve fonksiyonel arazlarda zaman içinde gelişim olup olmadığı) hususlarında ,kaza tarihinde yürürlükte olan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre gerekçeli, denetime elverişli ve kaza ile illiyet bağının kurulduğu rapor alınması ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 14/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.