Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/1812 E. 2021/7229 K. 20.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1812
KARAR NO : 2021/7229
KARAR TARİHİ : 20.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : 1-… 2-… 3-… 4-…

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 17 Hukuk Dairesi’nin 08.04.2019 gün, 2016/ 15077 E- 2019/ 4292 K sayılı ilamında “….. dinlenen tanık beyanları ve … 1.Asliye (Aile) Mahkemesinin 2002/1187 E.,2005/883 K sayılı ilamına göre her ne kadar davalılar … ve … arasında, kan davası bulunmakta ve davalılar arasındaki boşanma gerçek bir boşanma ise de; davalı …’ye nafaka borcuna karşılık olarak devredildiği iddia edilen dava konusu taşınmazın satış değeri ile gerçek değeri arasında üç misli fark olmasına, davalı …’nin nafaka alacağının devredilen taşınmazın değerinden daha düşük miktarda olmasına, borçlu …’in halen taşınmazda oturmaya devam etmesine ve davalılar arasında bulunduğu beyan edilen kiracılık ilişkisinin ve kira ödemelerinin belgelenememiş olmasına göre, dosyadaki maddi ve hukuki olgular gözönüne alınarak dava konusu tasarrufun İİK 280/1 madde gereğince iptale tabi olup olmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde toplanan deliller, hükmüne uyulan bozma ilamında sergilenen gerekçeler karşısında davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkemenin gerekçesinde dayandığı hususlara göre, davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Dava İİK 277 ve devamına dayalı olarak açılmış tasarrufun iptali davasıdır.
İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.
Bozma ilamında da belirtildiği gibi, davalı …’ın kardeşinin, davalı …’ın kardeşi tarafından 2001 yılında öldürülmesi sebebi ile taraflar arasında kan davası bulunduğu, söz konusu ölüm olayının ardından 05.06.2005 tarihinde boşandıkları, söz konusu boşanmanın da gerçek olduğu anlaşılmıştır.
Davalı … vekili dava konusu gayrımenkulün nafaka borcuna karşılık alındığını beyan etmiştir.
Davalı …, davalı borçlu Mehmet’den boşandıktan sonra nafaka alacaklarının tahsilini teminen … 2. İcra Müdürlüğü’nün 2012/1652 sayılı dosyası ile 17.04.2012 tarihinde 22.747,91 TL üzerinden takibe geçtiği, dava konusu gayrımenkulün de 08.01.2013 tarihinde nafaka borcuna karşılık 21.500,00 TL bedel üzerinden satın alındığı, davalılar arasındaki tasarrufun mal kaçırma kasdı ile yapılmadığı, davalı Dusune Doğan’ın kötü niyetli olmadığı, İİK madde 280 hükmünde belirtilen şartların da oluşmadığının anlaşılmasına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu gayrımenkulün gerçek nafaka alacağına karşılık devredildiği hususu değerlendirilmeksizin yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 20/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.