Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/18241 E. 2021/5291 K. 22.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/18241
KARAR NO : 2021/5291
KARAR TARİHİ : 22.09.2021

MAHKEMESİ : Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen muvazaa nedeniyle iptal davasında verilen davanın hukuki yarar yokluğundan reddine ilişkin hüküm hakkında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelenmesi sonucunda; esas yönünden istinaf isteminin reddine ilişkin kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, müvekkilinin Bandırma 3. İcra Müdürlüğünün 2017/4762 sayılı dosyasında alacaklı, davalı …’un ise borçlu olduğunu, …’un 16/12/2015 tarihli daire satış sözleşmesi ile inşa ettiği meskeni davacıya sattığı halde tapuda davalı …’ya devrettiğini belirterek dava konusu meskenin davalı … adına tapuda yapılan devrin iptali ile müteahhit payı olarak arsa sahibi … adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.
Davalılardan … vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalılardan …, davaya cevap vermemiştir.
İlk derece mahkemesince, dava dışı …’in davada herhangi bir sıfatının olmadığı ve tescile ilişkin bir talepte bulunmadığı, dava dışı kişi adına yapılacak tescil işleminin davacıya herhangi bir hukuki yarar sağlamayacağı gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiş; karara karşı davacı tarafça istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muvazaa hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından, ileri sürülüşe muvazaalı satışa konu taşınmazda kat irtifakının 04/09/2015 tarihinde kurulmuş olduğu, davacı ile davalı … arasında daire satış sözleşmesinin 16.12.2015 tarihinde imzalanmış olduğu anlaşılmakla davacının dava dışı arsa maliki adına yapılacak tescil işleminde hukuki yararı bulunmaktadır. Şu durumda mahkemece, işin esası incelenilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru olmadığından bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 373/1. maddesi gereğince KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA,  dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 22/09/2021 gününde Üye … ve Üye …’ün karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerekçeye ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK 370/1. maddesi gereğince onanmasına karar vermek gerektiği düşüncesi ile sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz.