Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/1834 E. 2021/10362 K. 14.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1834
KARAR NO : 2021/10362
KARAR TARİHİ : 14.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki muvazaalı işlemin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, borçlu davalı … hakkında takipler başlatıldığını, borçlunun alacağı karşılayacak malvarlığı bulunmadığı, alacaklılardan mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazını diğer davalı Mehmet’e devrettiğini belirterek, bu tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmişlerdir.
Mahkemenin davanın kabulüne ilişkin kararı, Yargıtay …Hukuk Dairesinin 17/10/2018 tarih, 2017/3252 Esas-2018/7267 Karar sayılı ilamı ile bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması gerektiği, somut olayda, dosyadaki bilgi ve belgelerden davalı borçlu ile davalı üçüncü kişi arasında dava konusu taşınmazın satışından sonra uyuşmazlık çıktığı, daha sonra takibe geçildiği ve takip konusu borçla ilgili olarak borçlu tarafından icra dairesine gelerek borç kabul edilerek kesinleştirildiği, takip kaynağının 08/02/2012 tarihli yine aynı dava konusu taşınmazın 1/2 hissesinin borçlu tarafından davacı alacaklıya satışına ilişkin adi yazı belge olarak gösterilmesine rağmen, borçlunun duruşmada borcun kaynağını üçüncü kişinin dayısına olan borcun ödenmesi için alınan borç para olduğunun belirtildiği, tüm bu olgulardan dava dayanağı takibin borçlu ile üçüncü kişi arasındaki satışın iptali amacıyla yapıldığı dolayısıyla gerçek bir alacak borçilişkisinin olmadığının anlaşılmış olması nedeni ile davanın bu ön koşul yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu, kabule göre ise, davanın kabulüne karar verildiğinde davacının bu alacak ve ferileri ile sınırlı olarak tasarrufun iptaline karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile borcun kaynağı taşınmazın 1/2 hisse satışına ilişkin olduğundan bahisle tasarrufun 1/2 oranında iptaline karar verilmesi de isabetsiz olduğundan bahisle bozulmuş, bozmadan sonra mahkemece davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava , İİK’nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, bozmaya uygun olarak karar verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Davanın HMK’nun 114/1-ı gereğince dava şartı yokluğundan reddine karar verildiğine göre karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2.maddesi gereğince davalılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
3-İİK’nın 282/1. maddesine göre tasarrufun iptali davaları borçlu ve borçlu ile hukuki ilişkiden bulunan kişiler aleyhine açılır ve bunlar mecburi dava arkadaşıdır. Yargılama sonunda davanın reddine karar verilmesi durumunda lehlerine birlikte vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, infazda kuşku yaratacak şekilde sadece isim de belirtilmeden sadece “davalı” denilmek sureti ile yazılı şekilde karar verilmesi de isabetsiz olmuştur.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK’nın geçiçi 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itrazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 3. bendindeki “18.200,00 TL“ rakam ve ibaresinin hükümden silinerek yerine “3.400,00 TL maktu“ rakam ve ibaresinin yazılmasına yine aynı bentteki “davalıya” ibaresinin silinerek yerine “davalılara” ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı …’e geri verilmesine 14/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.