YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/18362
KARAR NO : 2022/14858
KARAR TARİHİ : 17.11.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılaması sonunda davanın kabulüne dair verilen karara davalı vekilinin itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 13/03/2020 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında davacıya ait davalı … şirketine kasko sigorta poliçesi ile sigortalı aracın hasarlandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 14.646,00 TL hasar tamir bedelinin, 354,00 TL ekspertiz ücretinin davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiş; 07/11/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 61.764,02 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; kabulü ile 61.410,02 TL hasar bedeli ve 354,00 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 61.764,02 TL tazminatın 24/07/2020 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara, davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince; itirazın reddine dair verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan araç hasarı nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı tarafından verilen 07/11/2020 tarihli ıslah dilekçesi, davalı tarafa tebliğ edilmemiş; davalı vekili tarafından bu husus itiraz sebebi olarak ileri sürülmüş ise de; İtiraz Hakem Heyetince, davalı tarafın bu yöne ilişkin itirazları tahkim yargılamasının niteliği gereği ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliği zorunluluğunun bulunmadığı, ıslah dilekçesinin alacağın varlığı veya yokluğuyla bağlantılı esasa ilişkin olmadığı gerekçesi ile reddedilmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin 22. fıkrasında, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı belirtilmiştir. HMK’nın 27. maddesi ise davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olduğunu, bu hakkın; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerdiği belirtilmektedir.
Bu durumda; davacı vekilinin 07/11/2020 tarihli ıslah dilekçesinin HMK 177/2 ve uyarınca yukarıda anlatıldığı üzere tebligat yasasına uygun olarak davalı vekiline tebliği ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, Anayasa’nın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukuki dinlenilme hakkının ihlali ile karar verilmesi isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 17/11/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.