YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/18401
KARAR NO : 2021/5877
KARAR TARİHİ : 30.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine dair verilen hükmün süresi içinde Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü tarafından kanun yararına bozulması talep edilmekle dosya incelendi.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı tarafından davacı aleyhine Menemen İcra Müdürlüğü’nün 2016/7757 Esas sayılı icra dosyası ile Karabağlar Kaymakamlığı Hakem Heyeti Başkanlığının 01/11/2016 tarihli 2016/13408 sayılı kararı dayanak yapılarak bir icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibine istinaden davacı banka tarafından davalı yana ödeme yapılarak takip konusu icra dosyasının infaz edildiğini, Menemen İcra Müdürlüğü’nün 2016/7757 sayılı dosyasına konu hakem heyeti kararı hakkında Karabağlar Kaymakamlığı Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığı’nın 08/06/2017 tarihli 2017/863 sayılı yazısı ile hakem heyetlerince verilmiş böyle bir karar olmadığının davacı tarafından öğrenildiğini, sahte hakem heyeti kararlarının takibe konulduğu dosyaların tamamının ödeme yoluyla infaz edildiğinin davacı banka tarafından tespit edildiğini, davalıya icra takibi sonucu ödenen para miktarı kadar davalının sebepsiz zenginleştiğini belirterek davalı aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalının haksız itirazının iptaline, takibin devamına, % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kendisinin avukata vekaletname verdiğini, vekaletnameye istinaden bu parayı aldığını, hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, istirdat davasının borç olmayan paranın tamamen ödendiği tarihten itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olmasının gerektiği, bu sürenin borçlunun parayı doğrudan doğruya alacaklıya veya icra dairesine ödediği tarihte başlayacağı, davaya konu Menemen İcra Müdürlüğünün 2016/7757 sayılı takip dosyasına davacı tarafça 30/11/2016 tarihinde ödeme yapıldığı, eldeki davanın ise 25/09/2018 tarihinde açılmış olduğu,bu durumda 1 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra davanın açılmış olduğu anlaşıldığından hak düşürücü süre yönünden davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Dava, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Adalet Bakanlığı, kararın kanun yararına bozulmasını istemiştir.
Olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına temyizin amacı; kesin olarak verilen ya da istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararların Yargıtayca incelenmesini ve buna bağlı olarak kanunların uygulanmasında ülke genelinde birliği sağlamak, karar ve hükümlerdeki hukuka aykırılıkları toplum ve birey açısından gidermektir. Olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yarına temyiz kurumunun konusunu oluşturabilecek kanuna aykırılık halleri olağan kanun yolu olan temyiz nedenlerine göre dar ve kısıtlı tutulduğunda kesin hükmün otoritesi korunmuş olacaktır.
Dosyanın incelenmesinde, davaya konu eylem haksız eylem mahiyetinde olup, dava açma süresi de buna göre belirlenmelidir. 6098 sayılı BK 72. maddesinde, “Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.” hükmü düzenlenmiş olup, davacının Karabağlar Kaymakamlığı Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığının 01/11/2016 tarih ve 2016/13408 sayılı kararının sahte olduğunu, adı geçen Tüketici Hakem Heyetinin 08/06/2017 tarih ve 2017/863 sayılı yazısı ile öğrendiği, dava tarihi olan 25/09/2018 itibarıyla yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK’nın 72. maddesi uyarınca iki yıllık zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı anlaşılmaktadır.
Şu halde mahkemece, davacının itirazın iptali talebiyle açtığı davada 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 72. maddesinin yedinci fıkrasına değil, haksız fiil hükümlerine dayalı olarak talepte bulunduğu gözetilerek, bu yönde yapılacak değerlendirmeye göre karar verilmesi gerekirken davanın İcra ve İflas Kanununun 72 nci maddesinin yedinci fıkrasında öngörülen bir yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığı gerekçesiyle reddedilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuş, kararın bu nedenle kanun yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz isteminin KABULÜ ile; 6100 sayılı HMK’nın 363. maddesi uyarınca … 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21/02/2019 günlü 2018/500 Esas ve 2019/112 Karar sayılı hükmünün, hukuki sonuçlarına etkili olmamak kaydı ile kanun yararına BOZULMASINA; dosyanın gereği yapılmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 30/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.