Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/18485 E. 2022/13804 K. 03.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/18485
KARAR NO : 2022/13804
KARAR TARİHİ : 03.11.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonucunda Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen davanın usulden reddine dair karara davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince verilen itirazın kabulü ile davanın kısmen kabulüne dair kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı vekili; 20/02/2020 tarihinde davacının yolcu olduğu davalıya trafik sigortalı aracın yaptığı tek taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 15.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; yargılamada talebini 128.026,35 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince tüm dosya kapsamına göre; davanın usulden reddine karar verilmiş; karara davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince; davacı vekilinin itirazının kabulü ile hakem kararının kaldırılarak yeniden karar oluşturulmasına, davanın kısmen kabulüne, 84.959,75 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 25.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı … şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Trafik kazasında bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu’na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir.
Diğer yandan; Anayasa Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarih-2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK’nun 90. maddesindeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir” bölümündeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni … Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak yapılması gereklidir.
Somut olayda; davacının hak kazanabileceği işgücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan 02.05.2021 tarihli aktüer raporunda; alternatifli olarak TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre ve % 1,8 teknik faize göre 84.959,75 TL, TRH 2010 Yaşam Tablosuna ve progresif rant yöntemine göre ise 128.026,35 TL hesaplanmış, İtiraz Hakem Heyetince %1,8 teknik faiz uygulanarak yapılan hesaplama benimsenmiştir.
Bu durumda; İtiraz Hakem Heyetince dairemiz içtihatları gereğince dosya kapsamında 02.05.2021 tarihli raporda TRH 2010 Tablosu’na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirleyen ve işleyecek devre bakımından “progresif rant” formülü kullanılarak tazminat hesaplaması yapılan alternatife göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı biçimde karar verilmesi, davacı yararına bozmayı gerektirmiştir.
3-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nisbi vekalet ücretinin 1/5’i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya geri verilmesine 03.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.