YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/18565
KARAR NO : 2022/14225
KARAR TARİHİ : 09.11.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim davası hakkında İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen itirazın reddine kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili; 16.08.2012 tarihinde davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacıların yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla; davacı … için 3.000,00 TL, davacı … için 2.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini artırmıştır.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kabulü ile davacı … için 63.810,29 TL, davacı . için 16.669,08 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, anılan karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekilinin davacı … yönünden verilen karara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5684 sayılı Sigortacılık Yasasının 30/12. maddesi gereği sigorta tahkim komisyonlarının 40.000,00 TL’yi geçmeyen kararları kesindir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
Bu durumda, davalı aleyhine davacı … yönünden kabul edilen tazminat miktarı 40.000,00 TL’lik kesinlik sınırının altında olduğundan karar kesin niteliktedir. Bu sebeple, davalı yönünden temyiz isteminin miktar itibariyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin davacı … yönünden verilen karara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarara dayalı maddi tazminat talebine ilişkindir.
.Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur TBK’nın 52. maddesinde düzenlenmiştir.
Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise hâkim tazminat miktarını hafifletebilir.
Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 130. maddesine göre; “Kamyon, kamyonet, römork ve yarı römorklarda yük üzerinde insan taşınması yasaktır.
Gerekli hallerde, kamyon, kamyonet, römork ve yarı römorklarla;
a) Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen ölçülere uygun oturma yerleri yapılması,
b) Kasa kenarlarının düşmeyi önleyecek şekilde kapalı ve üzerinin örtülü olması, şartıyla taşıma sınırının her tonu için 2 yolcu taşınabilir.
c) Kısa mesafelerde işçi taşınmasında kullanılacaklar için, kasanın yanı ve arka kapaklarının 90 cm. yükseklikte ve sağlam şekilde kapalı olması, karoser zemininden itibaren en az 120 santimetre yüksekliğinde elle tutulacak sağlam bir korkuluğunun bulunması şartı ile taşıma sınırının her tonu için ayakta 2 yolcu (işçi) taşınabilir. Bu amaçla kullanılan araçların üzeri açık olabilir.
Yükle birlikte yolcu ve hizmetlilerin taşınmasında aşağıdaki esaslara uyulması mecburidir.
1) Yüklerin sağlam olarak yerleştirilmiş ve bağlanmış olması,
2) Kasanın yan ve arka kapaklarının kapalı olması,
3) Yolcuların kasa içinde ayrılacak bir yerde oturtulması,
4) Yüklerin üzerine hiçbir şekilde yolcu bindirilmemesi,
şartıyla yükle birlikte yolcu taşınabilir.”
Somut olayda; davacının traktör römorkunda yolculuk ettiği sırada kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır. Davalı vekili, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunmuştur. Bu durumda; davacının traktör üzerinde nizamlara aykırı yolculuk yapması, tazminattan indirim sebebi olarak kabul edilmelidir. İtiraz Hakem Heyetince; davacı …’ın yolcu taşımaya müsait olmayan traktör üzerinde amaç dışı yolculuk yaptığı değerlendirilerek ve Dairemizin yerleşik uygulamasına göre tazminattan % 20 oranda müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken kusur raporunda davacının yolculuğa uygun olmayan araçta yolculuk yapması dikkate alınarak sürücüye %25 oranında kusur atfedildiği ve aktüerya raporunda bu doğrultuda tazminattan %25 indirim yapıldığı gerekçesiyle davalının bu hususa ilişkin itirazının reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
4-Hakem Heyetince davacı … lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi ve AAÜT’nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı Zeynep Kara yönünden temyiz dilekçesinin hükmün kesin olması nedeniyle REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı … yönünden sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) ve (4) no’lu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 09.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.