Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/18798 E. 2023/6355 K. 11.05.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 23.01.2024 21:56
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/18798
KARAR NO : 2023/6355
KARAR TARİHİ : 11.05.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/436 E., 2021/362 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret, Kısmen Kabul, Kaldırma,Yeniden Hüküm
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/73 E., 2017/369 K.
Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... 23. Motorlu Piyade Tümen Komutanlığı Kantin Başkanlığına bağlı Kantin ve Sosyal Tesislerde 2001-2004 yılları arasında 307.166,40 TL açık olduğunun tespit edildiğini, olayla ilgili davalıların Kara Kuvvetleri Komutanlığı 3.Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi'nin 2008/60 Esas sayılı dosyasında yargılandıklarını, davalılardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiğini, davaya konu olay ile ilgili yapılan ceza yargılaması sırasında aldırılan bilirkişi raporu ile 2001, 2002, 2003 ve 2004 yıllarında kantin sosyal tesislerinde meydana gelen 307.166,40 TL hazine zararının oluştuğunun tespit edildiğini, bu sebeple Askeri Mahkeme'nin verdiği kararda meydana gelen 307.166,398 TL hazine zararının takip ve tahsil hakkının saklı tutulmasına karar verildiğini, ceza yargılamasında her ne kadar bu rakam tespit edilmişse de yargılama sırasında doğabileceğini belirterek açılan tekrar alacak davasında 307.166,40 TL'nin zarar tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin sorumlu olmadığını, davacının Askeri Mahkeme'nin aldığı bilirkişi raporuna dayanmasının hatalı olduğunu, ceza yargılamasında düşme kararı verilmesi nedeniyle anılan raporun kesinleşmemiş bir rapor olduğunu, diğer sanıkların kasıtlı olarak yaptıkları eylemlerden doğan zararlardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; ceza yargılaması sonucu hakkında verilen hükmüne karşı Yargıtay'a başvurduğunu, ancak davanın zamanaşımından düştüğünü belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; açılan davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ceza yargılaması neticesinde zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiğini, davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddini, yetki itirazında bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu edilen zarar ile müvekkilinin eylemi arasında illiyet bağı bulunmadığını, ortaya çıkan zarar nedeniyle müvekkiline atfedilecek bir kusurun ispat edilmediğini, talepte bulunulan dönemler bakımından da müvekkilinin sorumlu olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her bir davalının eylemi ile zarar arasında illiyet bağının tespiti için askeri iş müfettişi, fabrika müdürü ve yeminli mali müşavir bağımsız denetçi, sayıştay emekli uzman denetçisinden oluşan üçlü bilirkişi heyetinden aldırılan kök ve ek raporlar doğrultusunda her bir davalının eylemi, doğan zarar ve illiyet bağının ayrı ayrı tespit edildiği, davacının müştereken ve müteselsilen tahsil talebinde bulunduğu, eylemi ile doğan zarar ve aradaki illiyet bağı bilirkişi raporu ile tespit edilen bir kısım davalılar yönünden davanın kabulüne, eylemi sonucu zarar ve illiyet bağı tespit edilemeyen bir kısım davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 16.768,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalılar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde; mahkemece bir kısım davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davanın zamanaşmına uğradığına, müvekkilinin zarardan sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin diğer davalılar ile birlikte tüm kantin zararından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; haksız eylemin gerçekleştiği tarihin 31.03.2004 olduğu, ceza davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine ilişkin kararın davalı yönünden kesinleştiği tarihin 18.12.2012 olduğu, eldeki davanın açıldığı 23.07.2013 tarihi gözetildiğinde davanın 1 yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığının anlaşılması karşısında, mahkemece davalının zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, davanın reddine karar verilen davalıların eylemi ile zarar arasında illiyet bağı tespit edilemediğine ilişkin belirlemeye, bu belirlemelerin gerekçesinin denetlenebilir olması yanında, dosyadaki bilgi ve belgelere de aykırılık oluşturmamasına göre, bilirkişi raporları kapsamında bir kısım davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, her bir davalının eylemi sonucunda doğan zarar ve illiyet bağı ayrı ayrı tespit edilmiş olup sonuç zarar, sorumluluğuna hükmedilen davalıların müşterek eylemi sonucunda oluşmadığı, her bir davalı eylemi sonucunda oluşan zarar ayrı ayrı belirlendiğinden her bir davalının sorumlu olduğu zarar miktarı ile sınırlı olarak sorumlu tutulması gerektiğini, bu kapsamda davalı ...'in diğer davalılar İsmail ve Fedai ile birlikte verdiği 9.275,09 TL zararın 9.014,82 TL'sinden bu davalılarla birlikte sorumlu tutulması gerektiğinden davacının tüm zararın müteselsilen talep ettiği gerekçesiyle belirlenen tüm zarardan müteselsilen sorumlu tutulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 sayılı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi uyarınca esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) nci alt bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile 16.768,00 TL'den 9.014,82 TL'sinin davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen; bakiyesinin ise davalı ... dışındaki diğer davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalılar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalıların ... 23.Motorlu Piyade Tümen Komutanlığı Kantin Başkanlığı'na bağlı kantin ve sosyal tesislerde müvekkil idareyi 2001-2004 arası dönemde toplam 307.166,40 TL zarara uğrattığının tespit edildiğini, söz konusu zararın tazmini için eldeki davanın açıldığı, ancak mahkeme tarafından yetersiz ve hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne ve bir takım davalılar yönünden davanın reddine karar verildiğini, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin hiçbir hukuki sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili hakkında ceza mahkemesince zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmiş olup mahkumiyet hükmü dışındaki bu karar müvekkilin hukuki anlamda sorumlu tutulacağı anlamını taşımadığını, davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini, bölge adliye mahkemesince duruşma yapmadan karar verilmiş olması nedeniyle vekalet ücreti takdir edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... 23.Motorlu Piyade Tümen Komutanlığı Kantin Başkanlığına bağlı Kantin ve Sosyal Tesislerde 2001-2004 yılları arasında ortaya çıkan kurum zararın davalılardan tahsili talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Taraflardan birisinin istinaf talebinin kabulü ve yeniden hüküm kurulması işlemi, başlı başına bir istinaf yargılaması işlemidir. Bölge Adliye Mahkemesi bu aşamada işin esası ile ilgili hüküm verdiğinden, hüküm altına alınan miktar üzerinden Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesinin karar tarihindeki tarifeye göre vekâlet ücreti belirlenmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Davalı ... vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (I) numaralı bendinin hüküm fıkrasının çıkartılarak yerine “Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 4.080,00 TL vekalet ücretinin, davalılar ..., ... kendilerini avukat ile temsil ettiğinden AAÜT'ye göre 1.980,00'er TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara (..., ...) ayrı ayrı verilmesine” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ... Turan'a iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.