YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/18844
KARAR NO : 2022/13969
KARAR TARİHİ : 07.11.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nce davanın kabulüne dair verilen karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 10.04.2021 tarih, 2021/İHK-10054 sayılı itirazın reddine dair kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili; davalıya … poliçesi ile sigortalı aracın 18.07.2020 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının desteğinin vefat ettiğini belirterek; belirsiz alacak davası olarak, 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 18.12.2020 tarihli dilekçe ile talebini 104.901,97 TL’ye artırmıştır.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın kabulü ile 104.901,97 TL destekten yoksun kalma tazminatının 20.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hükme karşı davalı vekili itiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz Hakem Heyetince verilen itirazın reddine dair karara karşı davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince:
a- Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
HMK’nın 266. ve devamı maddeleri gereğince çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir, hükmüne yer verilmiştir.
Kaza tespit tutanağında, bisiklet sürücüsü olan davacı desteğinin “bisiklet, motorlu bisiklet ve motorsikletlerin yayaların kullanımına ayrılan yerlerde kullanılması” nedeniyle, davalının sigortaladığı araç sücüsünün ise “yaya ve okul geçitlerine yaklaşırken yavaşlamamak varsa buradan geçen yayalara ilk geçiş hakkını vermemek” nedeniyle kusurlu olduğu belirtilmiştir. Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nin ara kararı doğrultusunda adli trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen 16.12.2020 tarihli raporda; sigortalı araç sürücüsü %100 kusurlu bulunmuş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince bu rapor hükme esas alınarak karar verilmiştir.
Bu durumda; hakem heyetince benimsenen kusur raporu ile kaza tespit tutanağında belirlenen kusur durumu yönünden çelişki meydana geldiği açıktır.
Buna göre, varsa ceza dosyası getirtilerek ceza dosyasında alınan kusur raporları, kaza tespit tutanağı irdelenerek, tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
b- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30.maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6. maddesi ile adı geçen Yönetmeliğin 16. maddesine eklenen 13. Fıkra uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17.maddesi (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir.
Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyeti’nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16.maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi ve AAÜT’nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2/a, b) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte gösterilen nedenlerle reddine 07.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.