YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1894
KARAR NO : 2021/4710
KARAR TARİHİ : 15.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin davalı borçlu …’dan alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine Alanya İcra Müdürlüğü’nün 2012/8376 sayılı dosyası ile takip yapıldığını, davalı borçlunun adına kayıtlı malvarlığına rastlanılmadığını, davalı borçlunun adına kayıtlı gayrımenkulleri kaydında yer alan yüksek meblağlı ipoteklerle beraber mal kaçırma gayesi ile diğer davalıya devredildiğinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufların iptali ile takip dosyalarından cebri icra yetkisi verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davalı … vekili ve davalı … İnşaat vekili davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; iki davalı arasındaki Serik 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/516 Esas sayılı dosyasında verilen kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, bu durumun davalıların ortak hareket ettiğine delalet ettiği, davacının alacağının muaccel hale geldiği sırada taşınmazların maliki gözüken şirketin bu muacceliyet sonrası taşınmazları eski sahibine geri devredilmesi şeklen alacaklılardan mal kaçırma amaçlı olarak değerlendirileceği, davalı …’in yaşı ve aralarındaki adi nitelikteki satış sözleşmesi de dikkate alındığında davalı borçlu tarafından davalı … a yapılan toplamda 91 adet taşınmazın devrinin iptali ile yapılan tasarrufun iptali ile davacı alacağı kadar cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere toplanan delillere göre davalı … vekilinin aşağıda belirtilen bent haricindeki yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için,davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.
Somut olayda; mahkemece davalı borçlu adına kayıtlı 91 adet gayrımenkulün mal kaçırma kasdı ile davalı … a devredildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmişse de dosya içeriğine göre varılan sonuç doğru görülmemiştir.
Davacı’nın davalı … İnşaat Tur Tic. San Ltd. Şti’nden 05.10.2012 keşide tarihli çeke dayalı olarak alacaklı olduğu, söz konusu çekin tahsilini teminen Antalya 14. İcra Müdürlüğü’nün 2012/8376 sayılı dosya ile takibe geçildiği, iş bu dosyaya yetki itirazında bulunulması sebebi ile Alanya İcra Müdürlüğü’nün 2012/7469 sayılı dosya ile takibe devam edildiği, davalı borçlunun aciz halinde olduğunun anlaşıldığı, adına kayıtlı dava konusu gayrımenkullerin 83 adeti 12.10.2012 tarihinde kalan 8 adet taşınmazın da 15.10.2012 de …’a devredildiği, anlaşılmaktadır.
Davalı … beyanlarında, dava konusu 83 adet gayrımenkulün (dava dilekçesinde ayrıntıları belirtilen) dava konusu tasarruf tarihinden önce adına kayıtlı olduğunu, adına kayıtlı 83 adet taşınmazın 07.09.2011 tarihinde davalı … İnşaat Tur Tic. San Ltd. Şti’ne devredildiğini, davalı … İnşaat’ın aralarındaki adi nitelikteki sözleşme şartlarına uymaması sebebi ile söz konusu gayrımenkullerin yeniden üzerine devirlerinin talep edildiğini, davalı ile husumet halinde bulunduklarını, davalı … İnşaat trafından söz konusu gayrımenkullerin devredilmediği, bu sebeple davalı … İnşaat aleyhine Serik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/516 E sayılı dava dosyası ile 06.09.2012 tarihinde dava açıldığını belirtmiştir.
Davalılar arasındaki Serik 1. Asliye Hukuk Mahkmesi’nin 2012/ 516 sayılı dosyası devam ederken davalı … İnşaat yetkilisi tarafından 12.10.2012 tarihinde dava konusu 83 adet taşınmazın davalı … a iade edildiği, Serik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/516 sayılı dosyasında iade edilen gayrımenkuller yönünden tapu iptal ve tescil davasının reddine, davalı … İnşaat tarafından elden çıkartılan bir kısım gayrımenkul yönünden ise davalı … İnşaat’ın 615.400 Euro tazminat ödemesine karar verildiği, söz konusu kararın davacı … ve davalı … İnşaat tarafından temyiz edilmeksizin 06.01.2015 tarihinde kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davalı …’ın dosyamız davacısının alacağının doğum tarihinden önce Serik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/ 516 E sayılı dosya ile tapu iptal ve tescil davası açmasına, dava konusu 83 adet taşınmaz ile ilgili tapu iptal davasında da belirtildiği ve tapu kayıtlarından da anlaşıldığı üzere öncesinde …’a ait olduğunun anlaşılmasına ve davacı alacaklının alacağının dayanağının söz konusu tapu iptal ve tescil
davasından önceye dayandığını da ispat edememesine göre mahkemece davalı …’ın 82 yaşında olup, dava konusu taşınmazların devrinin adi nitelikteki sözleşmeye göre yapılmasını ve davalı …’ın açtığı tapu iptal ve tescil davası sonucunu temyize götürmemesini gerekçe göstererek davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3- Ayrıca İİK’nın 283/II maddesine göre de iptal davası, dava konusu mal ve hak, lehine tasarruf yapılmış olan 3. kişinin elinde ise iptal davasının konusu o mal veya hak üzerinde cebri icraya devam edilmesi, lehine tasarruf yapılan kişi o mal veya hakkı elinden çıkarmış ise o zaman davanın konusu 3.kişinin o mal veya hakkın değeri oranında tazminata mahkum edilmesi gerekir.
Üçüncü kişinin mal veya hakkı dava sırasında elinden çıkarması veya elinden çıkardığının dava sırasında öğrenilmesi halinde davanın ıslahına gerek olmadan davacı alacaklı davaya bedel davası olarak devam edilmesini isteyebilir veya devralan 4.kişiyi davaya dahil ederek davaya devam edebilir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre dava konusu edilen 1175 ada, 21 parselde bulunan 8 adet taşınmaz ile ilgili dosyaya gönderilen aktif ve pasif tapu kayıtlarına göre söz konusu gayrımenkullerin davalı …’a ait olmadığı anlaşılmaktadır. Söz konusu gayrımenkullerin davalı borçludan kime devredildiği ve elden çıkartılıp çıkartılmadığı da belirlenmeksizin iş bu 8 adet gayrımenkul yönünden de davanın kabulü yönünde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin, temiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 15/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.