YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/19064
KARAR NO : 2022/67
KARAR TARİHİ : 10.01.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda;kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … Ürün.Değerl.San. Ve Tic. Ltd.Şti vekili ve dahili davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; davacı yararına takdir edilen manevi tazminatın fazla olduğuna, 6111 sayılı Kanun’un 59. ve geçici 1. maddesi gereği Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sorumluluğuna geçen tedavi giderleri ile birlikte SGK’nun sorumlu olmayacağı birtakım tedavi ve yol giderlerinin de dava konusu olduğu gözetilerek, SGK’nun davaya dahil edilmesinin sağlanması suretiyle yargılamaya devam edilmesi gerektiğine ve SGK tarafından davacıya ödenen 12.573,96 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin davacının 9 ay olarak hesap edilen geçici iş göremezlik zararından mahsup edilmesi gerektiğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, davalı … vekili ve davalı … Ürün Değerlendirme Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmamasına göre davalı … vekilinin tüm, davalı … Ürün Değerlendirme Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalı … Ürün Değerlendirme Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Usulî kazanılmış hak kurumu, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay
uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
1086 sayılı HUMK’nun yürürlükte olduğu dönemde çıkarılan 09/05/1960 tarih, 1960/21 Esas, 1960/9 karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında; Yargıtay bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına usulî kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için de zorunluluk doğacağı, usulî kazanılmış hakka ilişkin açık kanun hükmü olmasa da temyiz sonucu verilecek bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan amacı ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukuki alanda istikrar amacıyla kabul edilmiş bulunması bakımından usulî kazanılmış hak müessesesinin usul hukukunun dayandığı ana esaslardan olup kamu düzeniyle de ilgili olduğu belirtilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda da usulî kazanılmış hakka ilişkin açık bir düzenleme bulunmamakta ise de bu ilkenin uygulanma gerekliliği HMK hükümleri karşısında da varlığını sürdürmektedir. Yargıtay’ın bozma kararına uyan mahkeme, bozma kararı uyarınca ve bozma kapsamına uygun şekilde işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır.
Yargısal ve bilimsel içtihatlarda “usulî kazanılmış hak” ya da “usulî müktesep hak” olarak adlandırılan bu ilke Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 10/02/1998 tarih, 1987/2-520 esas ve 1988/89 karar sayılı ilâmında “Mahkemenin bozma kararına uymasıyla meydana gelen bozma gereğince işlem yapma ve hüküm verme durumu, taraflardan birisinin lehine ve diğeri aleyhine hüküm verme neticesini doğuracak bir durumdur ve buna usulî kazanılmış hak denilmektedir…” şeklinde tanımlanmaktadır.
2 Ocak 2020 gün ve 30996 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13. maddesinde ise “Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Dosya kapsamından; mahkemenin bozma öncesi vermiş olduğu ilk karada da davalı … Ürün Değerlendirme Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve davalı … lehine tek vekalet ücretine hükmedildiği ve bu hususun davalılarca temyiz edilmediğinden ve ilk bozma ilamı kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olduğu anlaşılmakla, davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi hususunda davacı yararına usulü kazanılmış hak oluşmuş ve bozma sebebi yapılmamıştır. Ancak, yerel mahkemenin ilk kararını sadece davalı … Ürün Değerlendirme Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili temyiz ettiği için bu davalı lehine bozma yapıldığıdan
mahkemece bozma sonrası maddi tazminat istemi yönünden hüküm kurulurken “Davacı …’in maddi tazminata ilişkin davasının KISMEN KABULÜNE, 251.502,15 TL maddi tazminatın davalılar … Tarımsal Ltd.Şti. ile …’den (davalı … Ltd.Şti. sorumluluğu 205.222,49 TL olmak üzere ) kaza tarihi olan 08.04.2007 tarihinden, davalı … A.Ş den dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile (Sigorta şirketi yönünden poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere ) müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine,” şeklinde karar veriştir. Davalı … Ürün Değerlendirme Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi 205.222,49 TL miktarındaki tazminattan, sorumlu kabul edilmiş, davalı … ise 251.502,15 TL’den sorumlu kabul edilmiştir. Davacının maddi tazminat talebi ıslahla birlikte 311.291,29 TL olduğuna göre davalı … Ürün Değerlendirme Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönünden reddedilen tazminat miktarı 106.068,80TL ve reddedilen miktar yönünden lehine hükmedilecek vekalet ücreti 14.026,54 TL’dir. Davalı … yönünden ise reddedilen tazminat miktarı 59.789,14 TL ilk kararı temyiz etmediği için hakkındaki hüküm kesinleştiğinden lehine hükmedilecek vekalet ücreti de 6.876,81 TL’dir.
Şu halde usulî kazanılmış hak ilkesi ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT birlikte değerlendirildiğinde her iki davalı yönünden tek vekalet ücreti takdir edilmiş olmasında hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. Davalı … … Tarımsal Ürün Değerlendirme Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönünden düşük vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na 31.3.2011 tarihli 6217 sayılı Kanun’un 30. maddesiyle ilave edilen Geçici 3. madde hükmüne göre, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin tüm, davalı … Ürün Değerlendirme Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle … Tarımsal Ürün Değerlendirme Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin temyiz itirazının kabulü ile reddedilen maddi tazminat miktarı yönünden davalılar yaraına vekalet ücreti takdirine ilişkin 8.bendindeki “Davalı … Ltd. Şti. ve … Sigorta A.Ş. kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 8.572, 59 TL vekalet ücretinin davacı …’den alınarak bu davalılara verilmesine,” şeklindeki söz dizesi çıkarılarak yerine ” Davalı … Ürün Değerlendirme Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve … Sigorta A.Ş. kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 14.026,54 TL vekalet ücretinin davacı …’den alınarak, (6.876,81 TL’si davalı … ile birlikte olmak üzere) … Tarımsal Ürün Değerlendirme Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine verilmesine ,” şeklindeki söz dizesinin eklenmesine ve kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … Ürün.Değerl.San. Ve Tic. Ltd.Şti’ne geri verilmesine 10/01/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.