Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/19067 E. 2022/15542 K. 28.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/19067
KARAR NO : 2022/15542
KARAR TARİHİ : 28.11.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat davası üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan inceleme sonucunda, davanın kabulüne dair verilen karara davalı vekilinin itirazı üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı kaldırılarak davanın usulden reddine dair verilen 20.04.2021 tarih ve 2021/İHK-11217 sayılı kararın davacı vekili ile yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya incelenerek gereği görüşüldü.

K A R A R

Davacı vekili; 15.03.2019 tarihinde davalıya trafik sigortalı aracın, dava dışı araç ile yaya olan davacıya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası sonucu polis memuru olan davacının en az % 35.4 oranında malul kaldığını, davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davalıya başvuru yapılmasına karşın olumlu netice alınamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 18.01.2021 tarihli miktar artırım dilekçesiyle talebini 82.235,01 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; maluliyet raporu yönetmelik hükümlerine aykırı şekilde düzenlendiğinden başvurunun geçerli bir başvuru olmayıp usulden reddi gerektiğini, aksi kanaat halinde yeni bir rapor alınmasını talep ettiklerini, sigortalı aracın kusurlu olmadığını savunarak, davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davanın kabulü ile 82.235,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 24.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı davalı vekili itiraz yoluna başvurmuştur.
İtiraz Hakem Heyetince; davalının itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesisi suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili ile vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
1-Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere
Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Eldeki davada kaza tarihinin 15.03.2019 tarihi olmasına göre düzenlenecek raporun Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olması gerekir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 27.09.2019 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti %35.4 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun tanziminde Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirleme yapıldığı görülmekte olup, raporun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olduğu açıktır.
İtiraz Hakem Heyeti tarafından; davacının davalıya başvuru sırasında sunduğu maluliyet raporunun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediği, iyileşme süresinin tamamlanmadığı, tahkime başvurulmadan önce usulüne uygun yapılmış başvuru bulunmasının dava şartı olduğu gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Bu nitelikleri gereği de eksiklik bulunması halinde tamamlanabilir olup olmadıklarına göre ve 6100 sayılı HMK’nın 114 ile 115. maddelerindeki düzenlemeler kapsamında ele alınmaları gerekir. Davanın esasına girilmesine engel olacak nitelikteki dava şartı eksiğinin giderilmesinin her zaman mümkün olduğu durumlarda, HMK’nın 115/2. maddesi gereği eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilip sonucuna göre karar verilmelidir.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından karara esas alınan 27/09/2019 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere uygun biçimde, konusunda uzman doktor bilirkişi heyeti tarafından ve kazadaki yaralanma ile maluliyet arasındaki illiyet bağı da kurularak düzenlendiği, karara esas alınabilir bir rapor olduğu gözetilmek suretiyle inceleme yapılması, davalı vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına ilişkin diğer itirazları da değerlendirilip karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebebine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 28.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.