Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/1922 E. 2021/5630 K. 28.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1922
KARAR NO : 2021/5630
KARAR TARİHİ : 28.09.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar …, … ve … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını, borçlunun mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazını 19.08.2008 tarihinde davalılar … ve …’a devrettiğini, onlarında 21.10.2008 tarihinde davalı …’e devrettiğini onunda 16.04.2010 tarihinde davalı … ve …’e devrettiklerini belirterek, bu tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, en son paylar elinde bulunan … ve …’un borçlu …’in kardeşi oldukları, taşınmazlardaki hisselerin devir tarihlerinin birbirine çok yakın olması, devir tarihlerindeki tapudaki devir bedellerinin gerçek bedellerinden çok düşük olması ve en son pay sahiplerinin asıl borçlu ile kardeş olmaları dikkate alınarak taraflar arasındaki işlemlerin davacının alacağına engel olmak kastı ile yapıldığı sonucuna varıldığından bahisle 37 ada 30 parselde kayıtlı 1 ve 6 nolu bağımsız bölümler yönünden davanın kabulü yönünde; 257 ada 717 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise borçlu … tarafından yapılmış bir devir işlemi bulunmadığından bu taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmiş; hüküm davalılar …, …, … ve … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İİK’nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.
Davanın süresini düzenleyen İİK’nun 284.maddesine göre iptal davası batıl tasarrufun vukuu bulduğu tarihten itibaren beş yıl geçmekle düşer. Bu süre hakdüşürücü süre niteliğinde olup mahkemece resen dikkate alınması gerekmektedir.
Somut olayda, iptali istenilen ilk tasarruf 19.06.2008 tarihinde gerçekleşmiş dava ise 12.02.2015 tarihinde açılmıştır. 5 yıllık hakdüşürücü süre geçmiştir. Bu halde mahkemece davanın hakdüşürücü süreden reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar …, …, … ve … vekilleri temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar …, …, … ve …’a geri verilmesine 28/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.