Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/19238 E. 2022/15820 K. 30.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/19238
KARAR NO : 2022/15820
KARAR TARİHİ : 30.11.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonucunda Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen davanın reddine dair karara davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince verilen 18.07.2020 tarih 2020/İHK-12222 karar sayılı itirazın reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili; müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu sigortasız motosikletin yapmış olduğu kaza neticesinde malul kaldığını, belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 4.500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 300,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 150,00 TL bakıcı gideri, SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri, yol, yemek giderleri için 50,00 TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; kazaya sebebiyet veren hurdaya ayrılmış aracın trafik sigortasının bulunmamasının nedeninin iradi değil hukuki ve fiili imkansızlık olduğunu, böyle bir durumda davalının sorumluluğuna gidilemeyeceğini, tahkim komisyonu tarafından verilmiş kesin hüküm bulunduğunu, söz konusu kararda başvurunun reddine karar verildiğini, kusur oranlarının tespiti ile maluliyet tazminatının uzman bilirkişlerce hesaplanması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin teminat kapsamında olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davanın kesin hüküm nedeni ile reddine karar verilmiş, davacı vekilinin karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın reddine dair verilen kararın gerekçesinde davacının 19.04.2019 tarihinde 2019/34113 sayılı tahkim başvurusu ile sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerinde bulunduğu, 20.09.2019 tarihli ara karar ile zararın hesaplanması için dosyanın bilirkişiye verilmesine, masrafın davacı tarafından karşılanmasına karar verildiği, davacı tarafından yerine getirilmemesi nedeni ile talebin esastan reddine karar verildiği ve bu kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, ortada kesin hüküm olduğu hususlarına yer verilmiştir. Davacının karara itirazı üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından,verilen kesin süre içinde delil avansının yatırılmamış olması halinde davanın esastan reddine karar verileceği, nitekim davacının önceki başvurusunda da delil avansı yatırılmadığı için esastan red kararı verildiği, kararın itiraz edilmeden kesinleştiği, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının yerinde olduğu gerekçesi ile yapılan itiraz reddedilmiştir.
“Delil ikamesi için avans” başlıklı HMK’nın 324. maddesinin birinci fıkrasında ise; “Taraflardan herbiri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin sürede yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler” hükmü düzenlendikten sonra, ikinci fıkrasında; tarafların bu yükümlülüğü yerine getirmemesinin hukuki sonucu olarak anılan delil ikamesinden vazgeçilmiş sayılacağı belirtilmiştir.
Yasal düzenleme ile her türlü tebligat ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri karşılayacak tutarın, avans olarak davacı tarafından dava açarken yatırılması zorunluluğu getirilmiştir. Bu avansın yetmemesi durumunda ise tamamlanması için davacıya kesin süre verileceği öngörülmüştür.
6100 sayılı HMK’nın 94. maddesi uyarınca, kesin süre verilmesi halinde, kesin süreye ilişkin ara kararının hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde açık olması, taraflara yüklenen yükümlülüklerin, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her iş için yatırılacak ücretin hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklanması ve nereye yatırılacağının belirtilmesi gerekir. Ayrıca verilen sürenin amaca uygun, yeterli ve elverişli olması, kesin süreye uymamanın doğuracağı hukuki sonuçların açık olarak anlatılması ve anlatılanların tutanağa geçirilmesi, bunlara uyulmaması durumunda mevcut kanıtlara göre karar verilip gerektiğinde davanın reddedileceğinin açıkça bildirilmesi suretiyle ilgili tarafın uyarılması gerektiği her türlü duraksamadan uzaktır.
Delil avansı, tarafların dayandıkları delillerin giderlerini karşılamak üzere mahkemece belirlenen kesin süre içinde ödemeleri gereken meblağı ifade etmekle birlikte delil avansının yatırılmaması halinde o delilden vazgeçilmiş sayılır.
Karara dayanak yapılan önceki Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında davacının talebinin red gerekçesi, verilen kesin süre içinde bilirkişi ücretinin yatırılmamasıdır. Bilirkişi ücreti delil avansı niteliğinde olup, gider avansından farklı olarak o delile dayanmaktan vazgeçilmesi sonucunu doğuracaktır. Bu haliyle mevcut delillere göre bir karar verilmesi gerekirken davanın usulden reddi doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozmanın kapsam ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 30.11.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.