YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1927
KARAR NO : 2021/10237
KARAR TARİHİ : 13.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; müvekkili banka tarafından, kredi borçlusu dava dışı … İnş.Tic.ve San.Ltd.Şti’nin kredi hesapları kat edilerek kredi borçlusu ile birlikte davalı borçlu kefiller … ve … hakkında … 12. İcra Müdürlüğü’nün 2014/617 esas sayılı dosyasından 5.515.034,45 TL nakit ve 4.714.802,42 TL gayrinakit alacak için 14/01/2014 tarihinde, icra takibine başlandığını ve takiplerin itirazsız kesinleştiğini, borçluların tüm adreslerine menkul haczine gidilmişse de haczi kabil menkul mallarının bulunamadığının tespit edildiğini, bu nedenle de icra dosyasındaki haciz tutanaklarının İİK’nın 105 maddesi gereği “geçici aciz belgesi” niteliğinde olduğunu, davalı borçluların davaya konu taşınmazları, diğer davalılara devrettiğini, davalı 3. kişi konumundaki …’un, davalı borçlu …’nin kızı olduğunu, davalı alıcı …’a davalı borçlu … tarafından yapılan devirler bakımından; davalı alıcı ile davalı borçlunun kardeş olduğunu, bu itibarla İİK’nın 278/3-1 ve İİK’nın 280 ile BK’nın 19.maddesi gereği dava konusu tasarrufların iptalinin gerektiğini, bu kişilere yapılan devirler yönünden zarar verme kastının var olduğunun farz edildiğini, ancak taşınmazların dava dışı kişilere devredildiğini, davanın bu taşınmazlar için bedele dönüştüğünü belirterek mahkemece yapılacak olan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda tespit edilecek değer nispetinde ileride artırılmak üzere İİK’nın 281/2 maddesi gereğince şimdilik 200.000,00 TL’nin davalı …’tan tahsilini, yine mahkemece yapılacak olan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda tespit edilecek değer nispetinde ileride artırılmak üzere İİK’nın 281/2. maddesi gereğince şimdilik 4.500,00 TL’nin davalı …’dan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … ve … vekili; müvekkilinin satış tarihi itibariyle davacıya borcunun olmadığını, kesin ya da geçici aciz belgesinin bulunmadığını, devir işleminin muvazaalı olmayıp müvekkil tarafından yapılan işlemin gerçek bir satış işlemi olduğunu, diğer davalı …’un müvekkilinin kızı olduğu hususu doğru olmakla
birlikte dava konusu taşınmazın müvekkilin kızı olan …’un fiilen ikamet etmek ve kullanmak üzere mevcut olan konut ihtiyacı sebebiyle …’a satıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili; … ile müvekkil …’ın kardeş olmalarının, aralarındaki davaya konu satış işleminin kötü niyetli veya mal kaçırma amacıyla yapıldığını ispata yetmeyeceğini, davaya konu taşınmazların satışının gerçek satış olup, taşınmazların bedelinin ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …; davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; davanın kabulü ile, 200.000,00 TL tazminatın davalı …’tan 01/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, 200.000,00 TL’nin tahsilini teminen …’un taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslarda hak ve alacaklarının 200.000,00 TL’lik miktar yönünden ihtiyaten haczine, 4.500,00 TL tazminatın …’dan 13/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, 4.500,00 TL’nin tahsilini teminen …’ın taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının 4.500,00 TL’lik miktar yönünden ihtiyaten haczine, davalılar … ve … aleyhine açılan davaların reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı … vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
492 sayılı Harçlar Kanunu hükümlerine göre: “Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanları, yargı harçlarına tabidir (2. md.). Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev’i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınır (15. md.). Noksan tespit edilen değerler hakkında 30. madde hükmü uygulanır (16/4. md.). Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı nispetler üzerinden alınır (21. md.). (1) sayılı tarifede yazılı nispi karar ve ilam harcının 1/4’ü peşin alınır (28. md.). Yargılama sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o oturum için yargılamaya devam olunur, takip eden oturuma kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 150. maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın işleme konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır (30. md.). Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz (32. md.). HMK 120/1. maddeye göre de davacı, yargılama harçlarını mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Harçlar ile ilgili düzenlemeler emredici nitelikte ve kamu düzeni ile ilgili olarak yapılmış olduğundan görevi gereği mahkemeler ve temyiz halinde Yargıtay tarafından da kendiliğinden gözetilir.
Tasarrufun iptali davalarında dava değeri takip konusu alacak ile iptali talep edilen tasarruf konusu şeyin değerinden hangisi az ise o değere göre belirlenir.
Somut olayda; davacının takibe konu alacak miktarı 10.229.836,87 TL, davalı borçlu … ve davalı 3. kişi … arasındaki tasarruf yönünden, taşınmazın 3. kişi …’nin elinden çıktığı tarihteki gerçek değeri 610.000,00 TL, davalı borçlu
… ve davalı 3. kişi … arasındaki tasarruflar yönünden 59 nolu parseldeki hissenin davalı 3. kişi …’nin elinden çıktığı tarihteki gerçek değeri; 47.600,00 TL, 60 parseldeki hissenin davalı 3. kişi …’nin elinden çıktığı tarihteki gerçek değeri; 23.700,00 TL olup, davanın değeri davalı borçlu … ve davalı 3. kişi … arasındaki tasarruf yönünden 610.000,00 TL, davalı borçlu … ve davalı 3. kişi … arasındaki tasarruflar yönünden 71.300,00 TL’dir.
Bu durumda; mahkemece, bu dava değerleri üzerinden 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 28-a maddesine göre nispi karar ve ilam harcının 1/4’ü peşin nispi harcın tamamlanması için süre verilmeden, yargılamaya devam edilerek, davacı yanca taşınmazların üçüncü kişilere satış tarihindeki gerçek değerleri yönünden harcı yatırılmak suretiyle ıslah talebinde bulunulmadığından taleple bağlı kalınarak 200.000,00 TL tazminatın davalı …’tan, 4.500,00 TL tazminatın davalı …’dan tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
3-İİK’nın 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötüniyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir. İİK’nın 283/II maddesine göre de iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahsın nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekir. Bu ihtimalde 3. kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın o tarihteki gerçek değeridir. Borçlu ile lehine tasarrufta bulunan davalı arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Eldeki davada, haklarındaki dava kabul edilen davalı borçlu … ile 3. kişi … arasında ve davalı borçlu … ile 3. kişi … arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece; dava bedele dönüştürüldüğüne göre, tazminattan yalnızca davalı 3.kişiler … ve … sorumlu tutulmalıdır. Ancak; zorunlu dava arkadaşları olan … ve … yönünden de davanın kabulü ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması, ayrıca lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 172,39 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı …’dan alınmasına 13/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.