YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/19468
KARAR NO : 2022/16139
KARAR TARİHİ : 05.12.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı … …’nce başvurunun kısmen kabulüne dair verilen karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine … tarafından verilen 10.04.2021 tarih, 2021/İHK-10112 sayılı itirazın reddine dair kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; davalıya … poliçesi ile sigortalı aracın 27.12.2019 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazasında yolcu halde olan davacının yaralanarak malül kaldığını belirterek; belirsiz alacak davası olarak, 100,00 TL sürekli iş göremezlik, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 25.01.2021 tarihli dilekçe ile talebini 55.485,63 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 9.314,83 TL geçici iş göremezlik tazminatı olarak artırmıştır.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
… Uyuşmazlık Hakem Heyetince, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle aktüer bilirkişi raporunda belirlenen tazminattan %20 oranında indirim yapılmak suretiyle başvurunun kısmen kabulü ile 44.388,50 TL sürekli göremezlik tazminatı, 7.451,86 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere 51.840,36 TL’nin 20/10/2020 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalı … şirketinden tahsiline karar verilmiş, davalı vekilinin karara itirazı üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
1. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2.Diğer temyiz itirazlarına gelince:
Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda, kaza tarihi 27.12.2019 olup davacının dosyaya sunduğu Katip Çelebi Üniversitesinden alınan 14.08.2020 tarihli raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre tanzim edildiği belirtilerek %11 oranında sürekli özür oranı olduğu belirtilmiştir.
Karara esas alınan raporun, kaza tarihi olan 27.12.2019 tarihinden 8 ay sonra tanzim edildiği anlaşılmaktadır. Oysa ki; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik eki cetvellerine göre, alt ekstremite sorunlarında engellilik durumunun kişinin mevcut durumuna göre belirlenmesi gerektiği, kişinin özür durumunun zaman içinde değişebilme ihtimali varsa raporun süreli verilmesi gerektiği, devamlı engelllik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senede düzelme olmadığı tespit edilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen yönetmeliğin eki cetvellerinde belirtilen söz konusu süre beklenmeksizin tanzim edilen rapora dayalı karar verilmiştir. Rapor bu nedenle de denetime elverişli değildir.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacı tarafından ibraz edilen 14.08.2020 tarihli maluliyet raporunun her ne kadar kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak hazırlandığı belirtilmiş ise de ekindeki cetvellere uygun biçimde tanzim edilmediği anlaşıldığından; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik eki cetvellerinde belirtilen süre şartlarına uyulmak suretiyle, usulüne uygun, denetime ve karar vermeye elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla, tedaviye ilişkin tüm belgeler getirtilerek, davacının yerleşim yerine en yakın yetkili kurumda bizzat muayenesi gerçekleştirilerek yeni bir rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre (temyiz eden davalının lehine usuli kazanılmış haklar da gözetilerek) karar verilmesi amacıyla kararın bozulması gerekmiştir.
3-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6. maddesi ile adı geçen Yönetmeliğin 16. maddesine eklenen 13. Fıkra uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17. maddesi (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nispi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nispi ücretin beşte birine hükmedilir.
Açıklanan nedenlerle; …’nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi ve AAÜT’nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle … … kararının BOZULMASINA, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle reddine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, 05.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.