Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/19496 E. 2021/5288 K. 22.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/19496
KARAR NO : 2021/5288
KARAR TARİHİ : 22.09.2021

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Av…. tarafından, davalı … ve … aleyhine 02.09.2019 gününde verilen dilekçe ile muvazaa nedeniyle takibin iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 12.12.2019 günlü karara karşı davacı tarafın istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen 22.04.2021 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili tarafından Kayseri 4. Aile Mahkemesinin 2017/1171 Esas 2019/426 Karar sayılı ilamına dayalı olarak davalı borçlu … aleyhine Kayseri 7. İcra Müdürlüğünün 2019/6415 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine başlanmadan önce mal kaçırmak amacıyla alacaklısı … olan Kayseri 6. İcra Müdürlüğünün 2019/5509 sayılı dosyası ile icra takibi açıldığını ve borçlunun Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nden almakta olduğu maaşının üzerine 1. sıra haciz işlemi uygulandığını, 6. İcra Müdürlüğünün 2019/5509 sayılı takibin muvazaalı olduğunu belirterek Kayseri 6. İcra Müdürlüğünün 2019/5509 sayılı takibin ve borçlu davalı …’in maaşı üzerine konulan 1. sıra haciz işlemine ilişkin işlemlerin iptalini istemiştir.
Davalılardan … vekili, diğer davalı … ile müvekkili arasında sözleşme ilişkisi gereğince birbirlerine yapacak bir proje işi için güven ilişkisinin tesisi adına sözleşmeye bağıtlayarak teminat anlamında bono verdiklerini, diğer davalıya yönelik taahhütlerini yerine getirdiklerini, davacının boşanma davasına delil üretmek adına birkaç kez koruma kararı aldığını, evde bulunan davalı …’a iade etmesi gereken bonoyu iade etme gayreti içerisine girdiğini, müvekkili ile diğer davalı arasında arkadaşlık ve akrabalık ilişkisi bulunmadığını, davacının icra takibi ile sıra cetvelinde birinci sıraya geldiğini, davacının açtığı davanın konusuz kaldığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalılardan …, davaya cevap vermemiştir.
İlk derece mahkemesince, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı davacı tarafça istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muvazaa nedeniyle takibin iptali istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından, davacının dava dilekçesinde davalılar arasındaki takibin muvazaalı olduğu iddiasıyla iptalini talep ettiği, talebin sadece sıra cetveline itiraz olmadığı anlaşılmaktadır. Şu durumda mahkemece nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru değildir. Ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, bölge adliye mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen bölge adliye mahkemesi kararının HMK 373/1. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 4. bendinde yer alan “2.725,00 TL” ifadesinin çıkarılarak yerine “15.563,60 TL” ifadesinin yazılmasına, hükmün HMK’nın 370/2. maddesi gereğince kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 22/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.