YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/19510
KARAR NO : 2022/16656
KARAR TARİHİ : 12.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı aleyhine Saray Asliye Hukuk Mahkemesinde 2001/33 Esas sayılı davanın açıldığını, söz konusu davada alınan 11.06.2010 tarihli bilirkişi raporunda davalının Saray ilçesi Sefaalan Köyü hudutlarında uhdesinde bulunan İR:5720 ve 5721 sayılı ruhsat sahalarında yasaya aykırı ve izinsiz olarak toplam 130.315,34 m3 mıcır çıkarttığı ve çıkarılan mıcırın değerinin 104.252,00 TL olduğu hususunun tespit edildiğini, anılan davada davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak 14.625,00 TL’nin 17.01.2001 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilmesine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, söz konusu davada müvekkili tarafından talep edilmeyen bakiye 89.627,00 TL’nin tahsili için eldeki davanın açıldığını belirterek 89.627,00 TL’nin 17.01.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili talep edilmiştir.
Davalı usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece; davanın haksız fiile dayalı tazminat istemine ilişkin ek dava niteliğinde olduğu, Saray Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/33 Esas- 2010/399 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde, davalıya Tekirdağ İli … İlçesi … Köyü … mevkiinde yer alan maden sahasında 13.08.1997 tarih ve İR 5720 ve İR 5721 nolu işletme ruhsatı ile mermer işletme ruhsatlarının verildiği ancak ruhsat verilen alanda mıcır üretiminin yapılmasının tespit edilmesi üzerine verilen ruhsatların Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından iptal edildiği, idarece 25.04.2000 tarihinde mahallinde yapılan incelemede maden sahalarında üretimin tamamen mıcıra yönelik olduğu ve bu şekilde Taşocakları Nizamnamesine tabi malzeme üretildiğinin tespit edildiği, madenin bu şekilde işletilebilmesi için taşocağı işletme ruhsatının alınmasının gerektiği, dosya kapsamında yapılan keşif sonucu bilirkişi heyetinin dosyaya sunduğu 11.06.2010 tarihli rapora göre davalı tarafından 1 ve 2 nolu ocaklarda toplam 130.315,34 m3 mıcırın çıkartıldığı ve çıkarılan mıcırın değerinin 104.252,00 TL olduğunun tespit edildiği, davacı tarafın 30.784,44 m3 taşın bedeli olan 14.625,00 TL kadar talepte bulunduğu, anılan dosyada taleple bağlılık kuralı gereği 14.625,00 TL’nin kabulüne yönelik hüküm kurulduğu, bu kararın ve karara ekli bilirkişi raporunun eldeki dava yönünden kuvvetli delil olduğu, düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edildiği, söz konusu bilirkişi raporu uyarınca davacının bakiye 89.627,00 TL alacağı kaldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, 89.627,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Dava, haksız eylemden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 18. maddesinde “Kamu zararından doğan alacaklarda ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faizin başlangıç tarihi, kural olarak zararın oluştuğu tarihtir.” hususu belirtilmiş olup, zararın idarece tespit edildiği tarih itibariyle davalının temerrüde düştüğünün kabulü gerekmektedir.
Somut olayda, davalının Saray ilçesi Sefaalan Köyü hudutlarında uhdesinde bulunan İR:5720 ve 5721 sayılı ruhsat sahalarında yasaya aykırı ve izinsiz olarak mıcır çıkarttığı hususu idarece 25.04.2000 tarihinde mahallinde yapılan incelemede tespit edilmiş olup, şu durumda zararın 25.04.2000 tespit tarihi itibariyle oluştuğu anlaşılmıştır.
Mahkemece eldeki davada talep edilen bakiye maddi tazminat hakkında davalının 25.04.2000 tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün kabulü, ancak davacının 17.01.2001 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini talep etmesine göre taleple bağlı kalınarak hükmedilen tazminat için 17.01.2001 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken dava tarihi (22.02.2013) itibariyle yasal faiz işletilmesine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, mahkeme kararının, 6217 sayılı Kanun’un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın (1) numaralı bendinde yer alan ”dava tarihinden” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine “17.01.2001 tarihinden” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA 12/12/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.