YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/19513
KARAR NO : 2021/10346
KARAR TARİHİ : 14.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 11.01.2001 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08.12.2020 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılardan … ile … vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Dairemizin 23.10.2008 gün, 2008/11162 E- 2008/12552 K sayılı ilamı ile “…Davacı, … Jandarma binası ve dört daire inşaatını yapan müteahhide davalılarca hazırlanıp imzalanan hakedişlerle fazla ödemede bulunulduğunu belirterek dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmadan 7.919.670.557 TL’nin ıslah dilekçesiyle de miktarı artırarak tazminatın davalılardan müşterek müteselsil tahsilini istemiştir. Daha önce mahkemece verilen karar dairece “bir, iki ve üçüncü” hakedişlerden davalılar … ile … ve …’un; dört, beş altı ve yedi nolu hakedişlerden … ile … ve …’un sorumlu olduğu gözetilerek sorumluluklarına karar vermek ve vekalet ücretinin de buna göre hesaplanması gerektiği gerekçesiyle bozulduğu ve mahkemece bu husustaki bozmaya uyulduğu halde davalıların kendi aralarında müştereken sorumlu tutuldukları miktarlar imzaladıkları hakedişlere göre ayrılmadan çıkan zarar miktarının tamamından dava dilekçesindeki talep gözetilerek davalılar müştereken müteselsilen sorumlu tutulmuşlardır. Bu durum uyulan bozma ilamının 3. bendine ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. Yine uyulan bozma ilamının 2. bendinin son cümlesinde müteahhit firma aleyhine derdest bir icra takibi olduğu ve ödenmeyen kısım için müteahhit şirketten de tahsil olunabileceği gözetilerek “tahsilde tekerrüre neden olmayacak biçimde” şeklinde hüküm kurmak gerektiği belirtildiği halde mahkemenin bu yönü gözetmemesinin de doğru olmadığı” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uygun yapılan yargılama neticesinde, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, söz konusu karar davacı vekili ve davalılardan … ile … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalılardan …’un temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Adı geçen davalı HUMK’nun 432/1. maddesinde yazılı onbeş günlük ve 427/4 ve 433/2. maddelerinde belirlenen on günlük süreleri geçirdikten sonra temyiz ettiğine göre temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmamasına göre davacı vekili ve davalılardan … vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
3-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince:
Dava, haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
a)Dairemiz bozma ilamında ve faiz başlangıç tarihi bakımından mahkemece verilen direnme kararı sonucu Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2008 tarih 2008/4-55 E. 2008/99 K. sayılı ilamında, davacı idare zararının hak edişlerin ödeme tarihlerinde gerçekleştiği, dolayısıyla faize de bu tarihten itibaren her hak edişin ödenme tarihi itibariyle ayrı ayrı hükmedilmesi gerektiği belirtildiği ve mahkemece bozmaya uyulduğu halde, hak edişlerin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faize hükmedilmesi gerekirken bu yön gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
b)Davanın 11.01.2001 tarihinde açıldığı, yargılama sırasında davalılardan … tarafından 18.09.2007, 09.10.2007, 19.11.2007, 03.01.2008 ve 22.01.2008 tarihlerinde kısmi ödemeler yapıldığı anlaşılmakla; davanın açılmasına davalılar sebebiyet verdiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de bu kapsamda davalı yararına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir.
4-Davalılardan … vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
Dairemiz bozma ilamında müteahhit firma aleyhine derdest bir icra takibi olduğu ve ödenmeyen kısım için müteahhit şirketten de tahsil olunabileceği gözetilerek “tahsilde tekerrüre neden olmayacak biçimde” şeklinde hüküm kurmak gerektiği belirtildiği ve mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bu yönün gözetmemesi de doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (3/a-b) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına, (4) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalılardan … yararına BOZULMASINA, (2) no’lu bentte gösterilen nedenlerle davacı vekili ve davalılardan … vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, davalılardan … vekilinin temyiz dilekçesinin (1) no’lu bentte gösterilen nedenlerle reddine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı … ve …’a geri verilmesine 14/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.