YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/19593
KARAR NO : 2021/10655
KARAR TARİHİ : 20.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava; 6183 sayılı yasanın 24 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 13/11/2019 tarih, 2017/1084 Esas ve 2019/10593 Karar sayılı bozma ilamında; “somut olayda, 6183 sayılı yasa 35. maddesi hükmüne göre limited şirket ortağı olan …’ın tasarruf ve devir tarihine kadar doğan ve şirketten tahsil edilemeyen kamu alacaklarından “hissesi oranında” sorumluluğu bulunduğu, buna göre işin esasına girilmesi gerektiği halde, mahkemece hiçbir sorumluluğu bulunmadığı yönünde verilen kararın isabetli olmadığı” belirtilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere göre; … Vergi Dairesi’nin dosyaya kazandırılan 10/03/2021 tarih ve E- 82265446 – 250.03 – E -.15745 sayılı yazısına göre … Kömür Kömür Nakliyat İnş. Tur. Tic. Ltd. Şti’nin kanuni temsilcisi olan İsmail Akın’ın 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması Kanunu kapsamında 09/2004 – 04/2006 dönemleri arasındaki ödenmemiş vergi borçlarını yapılandırarak ödemiş olduğu ve davalı …’ın sorumlu olduğu dönemlere ait herhangi bir borç bulunmadığı bildirildiğinden konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-6183 sayılı yasanın 26.maddesinde İİK 284. maddesine paralel biçimde kamu alacağından dolayı açılan tasarrufun iptali davasının tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde açılması öngörülmüştür. Anılan dava açma süresi hak düşürücü süre niteliğinde olduğundan mahkemece davanın süresinde açılıp açılmadığının res’en incelenmesi gereklidir.
Somut olayda, davalı borçlu … ile davalı 3.kişi … arasındaki tasarruf 29/05/2009 tarihinde yapılmış olup eldeki dava 5 yıllık hak düşürücü süre geçirilerek 10/06/2014 tarihinde açılmıştır. O halde mahkemece davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’e geri verilmesine 20/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.