YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/19621
KARAR NO : 2021/6024
KARAR TARİHİ : 04.10.2021
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki yargılamanın iadesi istenmesi üzerine ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; şartları oluşmayan yargılamanın iadesi isteminin reddine dair verilen 13/02/2018 günlü kararına karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; başvurunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair … Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesince verilen 15/12/2020 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekilince süresi içinde istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
-K A R A R-
Davacılar vekili; davacı …’ın sevk ve idaresinde bulunan, davacılar …, … ve onların 3 aylık kızları …’nin yolcu olarak içinde bulundukları araç ile davalı …’ın maliki, …’in sürücü olduğu aracın çarpışması sonucunda meydana gelen kazada davacılar …, … ve sürücü …’ın yaralanması ve …’nin ölmesi sonucu, … ve …’in kendi yaralanmaları ve müşterek çocukları …’nin ölümü, …’ın yaralanması nedeniyle … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/398 esas sayılı dosyasında karşı araç sürücüsü ve işletenine karşı açtıkları tazminat davasının, karşı araç sürücüsü …’in kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, ancak bu davada bilirkişi raporuna karşı itirazları hakkında herhangi bir açıklama yapılmadan ve yeni bir bilirkişi raporu alınmadan karar verildiğini, tanıklarının tümünün dinlenmediğini, ceza davasında verilen kararın bu davaya etki etmeyeceğini, davacılar … ve …’nin kazada ölen çocuklarının desteğinden yoksun kaldıklarını, destekten yoksun kalma tazminatı için kusur oranına bakılmaması gerektiğini, ilk kararda kusur sorumluluğu çerçevesinde değerlendirme yapılarak karar verildiğini, ancak tehlike sorumluluğu kapsamında değerlendirme ve yargılama yapılması gerektiğini belirterek yargılamanın iadesi isteminde bulunmuştur.
Davalılar vekili, duruşmada alınan beyanında, talebin reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, yargılamanın iadesi olarak ileri sürülen sebeplerin HMK m. 375 kapsamında sayılan sebepleri içermediği gerekçesiyle, HMK’nın 379/1-c maddesi uyarınca talebin reddine karar verilmiş; hükme karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge adliye mahkemesince; yargılamanın iadesi olarak ileri sürülen sebeplerin HMK’nın 375. maddesinde sayılan sebeplerden olmadığı gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; bölge adliye mahkemesi kararı davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerekçeye ve HMK’nın 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davacılar vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK 373. maddesi uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, aşağıda dökümü yazılı 59,30 TL temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna, 04/10/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.