YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1964
KARAR NO : 2021/9313
KARAR TARİHİ : 29.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 24.06.2019 Salı günü davacı vekili Av. … ile davalı … Mak. San. Ve Tic. AŞ vekili Av. … geldiler. Diğer davalı … İnş. San. Tic. AŞ adına gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili ile davalı … vekili dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; müvekkili şirketin alacağından dolayı davalı borçlu … İnşaat Şirketi aleyhine … 9. İcra Müdürlüğünün 2011/8930 sayılı dosyası ile takip başlattığını, takipte borçlunun herhangi bir malına rastlanmadığını, yapılan araştırmalar sonucunda … ili … ilçesi 27341 ada 3 parselde kayıtlı borçlu şirket adına kayıtlı olan taşınmazın diğer davalı … Şirketine satıldığının tespit edildiğini, borcun ödenmemesi maksadıyla diğer davalı şirket ile dava konusu gayrimenkulün devri için tasarrufun iptali işlemi istenilen alım satım işleminin yapıldığının anlaşıldığını, davalı şirketin borca batık olduğunu belirterek, dava konusu … ili … ilçesi 27341 ada 3 parselde kayıtlı gayrimenkulde davalı … İnşaat Şirketi ile diğer davalı … Şirketi arasında yapılan alım satım işlemine ilişkin tasarrufun iptali ile söz konusu taşınmaz üzerinde cebri icraya devam hakkı tanınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … şirketi vekili; zarar verme kastı ile işlem yapmadığını, müvekkilinin bazen borçları karşılığı, bazen de kaynak yaratmak amacı ile kendisine ait olan bir takım taşınmazları devretmekte veya satmakta olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Şirketi vekili; müvekkilinin dava konusu taşınmazı gerçek değeri üzerinden satın aldığını ve bedelini satacının banka hesabına ödemek suretiyle taşınmazı elde eden iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; uzman bilirkişi aracılığıyla yapılan uygulamada davalı … Şirketinin dava konusu taşınmazın satış tarihi itibariyle mal varlığının borçlarını ödemeye yeterli olduğu tespit edildiğinden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı borçlu … Şirketinin dava konusu taşınmazın satış tarihi itibariyle mal varlığının borçlarını ödemeye yeterli olduğu tespit edildiğinden davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verildiğine göre davalılar yararına maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken, nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirecek nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 4. bendindeki “23.950,00 TL” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “1.800,00 TL maktu” ibaresinin yazılmasına hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2.540,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 29/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.