Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/19827 E. 2022/16522 K. 08.12.2022 T.
Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 00:32
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/19827
KARAR NO : 2022/16522
KARAR TARİHİ : 08.12.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim davası hakkında ... ... tarafından verilen karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin 16.07.2021 tarih ve 2021/İHK-22116 sayılı itirazın kısmen kabulüne dair verilen kararının süresi içinde davacılar vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
K A R A R
Davacılar vekili; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın, davacıların eşi/annesi ...’ın yolcu olarak bulunduğu araca çarpmasıyla ölümlü kaza meydana geldiğini, davalı ... şirketi tarafında yapılan ödemenin yetersiz olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili ... için 5.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL maddi tazminatın 03.08.2020 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, 12.02.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini ... yönünden 86.818,97 TL, davacı ... yönünden 13.988,25 TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
... Uyuşmazlık Hakem Heyetince, PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemiyle yapılan hesaba göre davanın kabulü ile ... için 86.818,95 TL, ... için 13.988,25 TL olmak üzere toplam 100.807,22 TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatının 11.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Anılan karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, kararın kaldırılmasına karar verilmiş, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faiz ile yeniden yapılan hesaba göre davanın kısmen kabulüne, ... için 40.527,17 TL’nin ... için 6.298,06 TL’nin 11.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline tahsiline karar verilmiştir. Karar, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-5684 sayılı Sigortacılık Yasasının 30/12. maddesi gereği sigorta tahkim komisyonlarının 40.000 TL'yi geçmeyen kararları kesindir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1/6/1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. Davacı ... için 13.988,25 TL olarak talebini artırmış, İtiraz Hakem Heyetince anılan davacı yönünden 6.298,06 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu sebeple anılan davacı yönünden ret ve kabul edilen miktarlar gözetildiğinde verilen karar kesin nitelikte olduğundan taraflar vekillerinin temyiz isteminin miktar yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre taraflar vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
3-Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Trafik kazasında bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Bu itibarla; tazminat hesaplamasında, TRH 2010 Tablosu'nun kullanılmasında bir isabetsizlik görülmemiş olmakla birlikte, davacı vekilinin PMF 1931 Tablosu'nun kullanılması ile saptanan tazminatların hüküm altına alındığı ... kararına itiraz etmediği gözetildiğinde, tazminat hesabında PMF 1931 Tablosu'nun (TRH 2010 Tablosu'ndan daha kısa ömür süresi belirlediği ve davalı lehine olduğundan) kullanılması gerekli görülmüştür.
Tazminat hesaplamasında, yeni ZMSSGŞ ve ekindeki cetvellere göre hesaplama yapılmış ise de, Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nın 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ... Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak yapılması gereklidir ki, esas alınan rapor bu yönüyle de yeterli bir rapor değildir.
Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacı ... için, PMF 1931 Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi (davalı lehine olacak biçimde daha kısa ömür süresi belirlediği halde davacı vekilinin ... kararına itirazı bulunmadığından), %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak yapılan tazminat hesabına göre karar verilmesi gerekirken, İtiraz Hakem Heyetince davalı tarafın itirazı kabul edilerek TRH 2010 Tablosu ve 1.8 teknik faiz kullanılarak yapılan hesaplamaya göre karar verilmesi doğru görülmeyip kararın bozulması gerekmiştir.
4-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Somut olayda, ... İtiraz Hakem Heyetince kendisini vekille temsil ettiren davacı ... yararına tam ve nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6. maddesi ile adı geçen Yönetmelik'in 16. maddesine eklenen 13. fıkra uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17. maddesi (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir.
Açıklanan nedenlerle; ...'nce davacı ... lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13. maddesi ve AAÜT'nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle de bozulması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraflar vekillerinin temyiz dilekçesinin davacı ... açısından hakem kararının kesin olması nedeniyle REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, taraflar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ... kararının BOZULMASINA; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya geri verilmesine 08.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.