YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/20012
KARAR NO : 2022/17121
KARAR TARİHİ : 19.12.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat davası üzerine Uyuşmazlık Hakemince yapılan inceleme sonucunda; davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine dair verilen 28/05/2021 tarih ve 2021/İHK-16033 sayılı kararın davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmesi üzerine temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya incelendi, gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili; 31/01/2019 tarihinde davacının yolcusu olduğu otobüsle, …’si olmayan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralanarak %15 oranında malul kaldığını, davalıya başvuru yapılmasına karşın davalının maluliyet raporunu kabul etmediğini, ancak raporu düzenleyen üniversite hastanesinin rapor vermeye yetkili olduğunu belirterek, belirsiz alacak davası olarak 5.000,00 TL kalıcı maluliyet tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 15/01/2021 tarihli miktar artırım dilekçesiyle talebini 86.213,22 TL’ye artırmıştır.
Davalı vekili; davacının yönlendirilen hastaneye başvurmadan yaptığı başvurunun reddi gerektiğini, yeni bir maluliyet raporu alınmasını ve müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini belirterek, davanın usul ve esastan reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davacının sunduğu raporun muayene edilerek düzenlendiği ve yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun maluliyet raporunun hükme esas alındığı, davacının belediye otobüsünde yolcu olması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmadığı gerekçesiyle; davanın kabulü ile 86.213,22 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 15/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı davalı vekili itiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz Hakem Heyetince; davalının itirazının reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacının temyizi yönünden; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına davacı vekili tarafından itiraz edilmemiş olmasına, İtiraz Hakem Heyetince de davalı vekilinin itirazlarının reddedilmiş olmasına ve hükmedilen miktarın değişmemiş olmasına göre davacı vekili artık temyize gelemeyeceğinden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalının temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede;
a) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve özellikle davacı vekili tarafından tahkim yoluna başvurulmadan önce zararın kapsamının belirlenmesi için gerekli tüm belgelerle birlikte davalıya gerekli başvurunun yapıldığı dikkate alındığında davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazının yerinde görülmemesine, kaza tespit tutanağı, ceza dosyası kapsamında alınan kusur raporu ve oluşa ve dosya kapsamına uygun olarak konusunda uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapordaki kusur tespitinin benimsenmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınmasında bir usulsüzlük görülmemesine, davacının yolucu konumunda olduğu aracın belediye otobüsü olmasına, hatır taşıması indirimi yapılabilmesi için davalının bu yönde bir savunma getirmesi gerekmesine, yargılama sırasında öne sürülmeyen hatır taşıması savunmasının temyiz aşamasında öne sürülememesine, ayrıca hatır taşıması indiriminden karşı aracın yararlanamamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
b) Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyetince kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına 12.007,72 TL vekalet ücretine hükmedilmiş; davalı vekilinin İtiraz Hakem Heyeti nezdinde vekalet ücretine yapmış olduğu itirazı reddedilmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6. maddesi ile adı geçen Yönetmelik’in 16. maddesine eklenen 13. fıkra uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17. maddesi (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nispi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nispi ücretin beşte birine hükmedilir.
Açıklanan nedenlerle; Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi ve AAÜT’nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, kararın 6100 sayılı HMK’nın 370. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, (2-a) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazının reddine, (2-b) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının hüküm kısmının 3. bendinde yer alan “12.007,72 TL” ibaresi çıkartılarak yerine “4.080,00 TL” ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 19.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.