Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/20013 E. 2022/17127 K. 19.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/20013
KARAR NO : 2022/17127
KARAR TARİHİ : 19.12.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Davacı …’ya vesayeten … vekili Av. … tarafından, davalı … aleyhine 29/01/2021 tarihli dilekçe ile trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine Uyuşmazlık Hakemince yapılan inceleme sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine dair verilen 06.06.2021 tarih ve 2021/İHK-12425 sayılı kararın davalı vekilince süresi içinde temyiz edilmesi üzerine davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya incelendi, gereği görüşüldü.

K A R A R

Davacı vekili; 02.11.2019 tarihinde davacının yolcu konumunda olduğu motosikletin, davalıya trafik sigortalı araçla karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını ve %96 oranında malul ve ömür boyu başka birinin bakımına muhtaç kaldığını, kazanın oluşumunda karşı aracın asli kusurlu olduğunu, davalı tarafından 189.613,00 TL sürekli maluliyet tazminatı ve 200.386,00 TL sürekli bakıcı gideri olmak üzere toplam 389.999 TL ödeme yapıldığını, ancak davalının ödemesi gereken sürekli maluliyet ve bakıcı ve tedavi gideri ödemesinin toplam 780.000,00 TL olduğunu, ödemenin eksik ve hatalı olması nedeniyle davalıya itiraz ederek yeniden aktüer hesabı yapılmasına ilişkin taleplerinin reddedildiğini beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 100,00 TL sürekli, 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL tedavi gideri, 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 400,00 TL maddi tazminatın 22.01.2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 29.03.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 196.178,84 TL sürekli maluliyet tazminatı ve 185.166,36 TL sürekli bakıcı gideri olmak üzere toplam 381.345,20 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; kaza tarihinde sakatlanma teminat limiti 390.000,00 TL olup bu tutar üzerinden oranlama yapılarak sürekli maluliyet ve bakıcı gideri ödenerek poliçe teminat limitinin tamamının karşılandığı ve sorumluluğun yerine getirilmiş olduğunu, müvekkilinin ibra edildiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri taleplerinden ise sorumlulukları olmadığını, davacının ehliyetsiz ve alkollü sürücünün aracına binmek suretiyle müterafik kusurlu olduğunu beyanla, davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; hesap raporunun davalıya tebliğ edilmesine karşın itiraz ve beyanda bulunulmadığı, raporun hükme esas alındığı, davacının geçici iş göremezlik ve tedavi gideri taleplerinin reddedildiği, davalının müterafik kusur indirimi yapılmasına yönelik koşulların ispatlanamaması nedeniyle davalının bu yöne ilişkin itirazının reddedildiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 196.178,84 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 185.166,36 TL sürekli bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 381.345,20 TL nin 18/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacının 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL tedavi gideri taleplerinin reddine karar verilmiş; karara karşı davalı vekili itiraz yoluna başvurmuştur.
İtiraz Hakem Heyetince; poliçede ölüm ve sakatlanma için 390.000,00 TL ve sağlık giderleri için 390.000,00 TL olmak üzere kişi başı teminat verildiği, sürekli sakatlık ve bakıcı gideri zararının ayrı ayrı limitlerden karşılanacağı, AYM’nin 17/07/2020 tarihli ve 2019/49 Esas sayılı kararı ile KTK’nın 90 ve 92. maddelerinde yer alan genel şartlar ifadelerinin iptal edildiği, bakıcı giderinin tedavi giderleri kapsamında değerlendirildiği gerekçesiyle, davalının itirazının reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, … kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK’nın 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi, belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından, mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklet sürücüsünün ehliyetsiz ve kaza anında 182 promil alkollü olduğu, sürücünün ifadesinde davacının kız arkadaşı olduğunu beyan ettiği anlaşılmaktadır. Kaza tespit tutanağına göre motosiklette yolcu olan davacının kask durumunun belirsiz olduğu, hükme esas alınan maluliyet raporuna göre ise yaralanmasının kafatası kırığı, beyin kanaması, boyun omurga kemiği çıkığı şeklinde olduğu tespit edilmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının ehliyetsiz ve alkollü araç sürücüsünün aracına bilerek bindiği ve baş bölgesinden de yaralandığı anlaşılmakla, birden fazla müterafik kusur indirimi sebebinde tek bir indirim oranı uygulanacak olması da gözetilerek müterafik kusur konusunda %20 oranında bir indirim yapılması gerekirken, bu hususlar tartışılıp değerlendirilmeden hüküm tesisi doğru olmamış, eksik incelemeye dayalı kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Somut olayda; … tarafından kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına 35.144,16 TL tam vekalet ücretine hükmedilmiş, davalı vekilinin … nezdinde vekalet ücretine dair yapmış olduğu itirazı reddedilmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesi ile adı geçen Yönetmelik’in 16. maddesine eklenen 13. fıkra uyarınca tarafların
avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17. maddesi (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nispi ücretin beşte birine hükmedilir.
Açıklanan nedenlerle; …’nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi ve AAÜT’nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazının REDDİNE, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile … kararının BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 19.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.