YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/20151
KARAR NO : 2022/17615
KARAR TARİHİ : 22.12.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim davası hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin 22.04.2021 tarih ve 2021/İHK-11617 sayılı itirazın reddine dair verilen kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
K A R A R
Davacı vekili, 03.11.2018 tarihinde meydana gelen tek taraflı kazada davalının zorunlu mali sorumluluk sigortası olduğu araçta yolcu konumunda bulunan müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 1.000,00 TL geçici iş göremezlik, 1.000,00 TL bakıcı gideri, 100,00 TL masrafın temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah ile talebini 88.691,24 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacıya yeterli ödeme yapıldığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
Sigorta Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın kabulüne, 62.733,68 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 11.531,33 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 14.326,23 TL geçici bakıcı gideri ve 100,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 88.691,24 TL tazminatın 26.03.2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalı … şirketinden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; karara davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
Sigorta İtiraz Hakem Heyeti tarafından itirazın reddine dair verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Davacı vekili; meydana gelen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını, Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesinden alınan 07.11.2019 tarihli raporda %8 sürekli maluliyete göre davalı şirket tarafından 36.816,45 TL maluliyet ödemesi yapıldığını, 26.02.2020 tarihli Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesinden alınan raporda ise %18 oranında maluliyetinin bulunduğunu, maluliyet artmış olduğundan davalı tarafından artan maluliyete göre ödeme yapılmadığını belirterek eldeki başvuruyu yapmıştır.
26.02.2020 tarihli Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen raporda davacıya ait belgeler üzerinden yapılan incelemede davacıda oluşan vertebrada yükseklik kaybı oranı bilinmediği için 07.11.2019 tarihli raporda %8 oranında maluliyet tespit edilmişse de 26.02.2020 tarihinde şahsa ait direkt grafi incelemesinde %45 oranında yükseklik kaybı olduğu anlaşıldığından oran yeniden hesaplanarak %18 oranında maluliyetin bildirildiği, ancak anılan raporda artan maluliyet oranı ile gelişen yeni bir durum olup olmadığı konusunda bir belirleme bulunmadığı görülmektedir.
Davalının 23.12.2019 tarihinde yaptığı ödemeye esas alınan ve Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi tarafından düzenlendiği anlaşılan raporda davacının maluliyet oranının %8 olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Her iki rapor arasında maluliyet oranları bakımından fark bulunmakla birlikte, bu farklılığın maluliyet oranında zaman içinde ortaya çıkan artış/gelişen durum olup olmadığı konusunda yapılan bir araştırma da bulunmamaktadır. Bu haliyle, İtiraz Hakem Heyetince yapılan yargılama eksik incelemeye dayalıdır.
Davacıya %8 maluliyet oranı üzerinden tazminat ödemesi yapan davalının hukuki durumunun, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri uyarınca alınacak yeni bir raporda, artan maluliyet ile gelişen yeni bir durum olup olmadığı sorunu çözüldükten sonra değerlendirilmesi gerekmektedir.
Gelişen durum; olay sonucu meydana geldiği halde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir.
Trafik kazası sonucu yaralanmalar nedeni ile ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise, artık “gelişen durum” ve dolayısıyla, gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler söz konusu olacaktır. Böyle hallerde, zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş olamayacaktır.
Gelişen durumun varlığı halinde gelişen durum yönünden yeniden dava açılabilmesi mümkündür. Gelişen durumun olup olmadığı ise her olaya özgü olarak kanıtlara göre değerlendirilir.
Davacıdaki yaralanmanın hangi tarihte tedaviyle tamamen sona erdiği, bu yaralanmadan dolayı gelişen bir durum olup olmadığı, varsa hangi tarihte gelişen durumun sona erdiği; diğer bir anlatımla, daimi iş gücü kaybının kesin olarak belirlenebilmesi için tedavilerinin ne zaman sona ereceği ve kesin maluliyet oranının hangi tarihte belirlenebileceği gerçek zararın tespiti açısından önemlidir.
Açıklanan nedenlerle İtiraz Hakem Heyetince; davacının kaza sonrası tüm tedavi belgeleri getirtilerek, davacının bizzat muayenesi yapılarak, davacının %8 oranında maluliyetini belirleyen 07.11.2019 tarihli rapor ile davacının eldeki dosyaya sunduğu 26.02.2020 tarihli maluliyet raporu karşılaştırılarak irdelenmesi suretiyle (ilk rapor ile sonraki rapor arasında maluliyet belirlemesine esas teşkil eden fiziksel ve fonksiyonel arazlarda zaman içinde gelişim olup olmadığı, ödeme tarihi ile eldeki başvuru tarihi arasındaki süreçte davacıdaki arazların gelişim gösterip göstermediği) hususlarında, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmeliği hükümlerine göre davacının davaya konu kaza nedeniyle artan maluliyetinin bulunup bulunmadığının başka bir üniversitenin adli tıp anabilim dalı başkanlığından gerekçeli, denetime elverişli ve kaza ile illiyet bağının kurulduğu yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı biçimde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma ilamının neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazının ve bakıcı giderine ilişkin temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 22.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.