Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/2074 E. 2021/7170 K. 20.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2074
KARAR NO : 2021/7170
KARAR TARİHİ : 20.10.2021

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı …Ş. vekili Av…. tarafından, davalı … aleyhine 06.08.2014 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne dair verilen 08/07/2020 tarihli kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
KARAR
Hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 28/02/2019 tarihli ve 2016/1747 E- 2019/2273 K sayılı ilamı ile “…Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 4. maddesinde dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın kiralanan taşınmazların, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların sulh hukuk mahkemesinin görevinde olduğu düzenlenmiştir. Somut olayda, sigortalı işyerinde oluşan su hasarı sebebiyle meydana gelen zarar sigortacı tarafından sigortalıya ödenmiş olup ödenen tazminatın işyerinin maliki olan davalıdan tahsili talep edilmiştir. Dava dışı sigortalı … Day. Tük. Mal. Oto. Dış. Tic. Ltd. Şti, sigortalı işyerinde kiracı olarak bulunmaktadır. Bu nedenle dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki temel hukuki ilişki kira sözleşmesine dayanmaktadır. Sigortalı ile davalı arasında uyuşmazlık kira ilişkisinden doğduğuna göre; davaya bakma görevi sulh hukuk mahkemesindedir. Bu nedenle sigortacı tarafından halefiyet yoluyla açılan davanın da sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uygun yapılan yargılama neticesinde, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, söz konusu karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2)Diğer temyiz itirazlarına gelince:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından, 16/03/2015 tarihli bilirkişi raporunda yoğun yağmur ve kar yağışının olduğu zamanlarda kiralanan yerin üst kısmında teras olması, terastan yağmur sularının tahliyesi için bulunan süzgeç ve giderleri, pis su borularının da bu alanda olmasının
doğuracağı riskin aşikar olduğu, hasarın meydana geldiği günden önce 2013 yılında kat maliklerince oluşabilecek olumsuzlukları önlemek için tesisatlarda yenileme ve bakım yapıldığından gerekli önlemlerin alındığı, 18/10/2013 tarihinde yoğun yağan yağmur sularının üst kattaki lojman binasının 2 no’lu dairesi önündeki terasın yağmur oluklarından sızarak daire içine girip, buradan yol bulup duvar diplerinden ve tuvalet pis su giderinin birleştiği noktalardan sigortalı yere akması neticesi hasar meydana geldiği, aşırı yağan yağmurdan dolayı oluşan hasarın sebebi kat malikleri olmadığından sorumlu tutulamayacağı yönünde görüş bildirildiği, 25/05/2015 tarihli bilirkişi ek raporunda ise yağışın kabul edilebilir normal bir yağış miktarı olmadığı, teras akıntısının daire içine girmesini engelleyici set olduğu, terasta eğimle ilgili yapı kusuru olmadığı yönünde görüş bildirildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu olayın meydana geldiği gün şiddetli yağış olduğu sabittir. Şu durumda mahkemece, zararın artmasına yağışın etkisi gözetilerek olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 51. maddesi uyarınca hükmedilen tazminattan uygun bir miktar indirim yapılması gerekirken bu hususun dikkate alınmaması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) no’lu bentte açıklanan nedenle BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının (1) no’lu bentte gösterilen nedenlerle reddine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 20/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.