Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/20786 E. 2021/7010 K. 18.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/20786
KARAR NO : 2021/7010
KARAR TARİHİ : 18.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Av. … tarafından, davalılar … ve … aleyhine 22/04/2014 gününde verilen dilekçe ile İİK’nın m.89/3’ten kaynaklanan menfi tespit istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın hak kısmen kabulüne dair verilen 12/03/2021 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılardan … vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Dairemizin 11/12/2019 tarihli 2019/3063 esas ve 2019/5953 karar sayılı ilamında “davacıya üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğinin usulsüz olduğu, davanın süresinde olup olmadığının tespiti için öncelikle usulüne uygun yapılmış bir tebligatın olması gerektiği, usulsüz tebligat esas alınarak hak düşürücü sürenin hesaplanmasının doğru olmadığı, mahkemece uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, üçüncü haciz ihbarnamesinin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmemesi nedeniyle yerine getirilemeyeceği, usulüne uygun olmayan tebligata dayalı olarak üçüncü kişi olan davacının İİK’nın 89/3. maddesi gereğince borcun tahsiline zorlanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle dava değeri olarak gösterilen miktar dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, davacının … 23. İcra Müdürlüğünün 2012/8685 esas sayılı icra dosyasından İİK’nın 89 maddesi gereğince davacı aleyhine yöneltilen 352.986,89 TL’lik haciz ihbarnamesinden dolayı davacının talebi olan 352.000,00 TL’sinden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Dava, İİK’nın 89/3. maddesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinde davalılardan … tarafından diğer davalı … aleyhine … 23. İcra Müdürlüğünün 2011/9853 sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, icra dosyası kapsamında davacıya birinci haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği, davacının süresinde birinci haciz ihbarnamesine itiraz ettiği, ardından bu icra dosyası üzerinden borç ödemeden aciz vesikası alındığı ve davalılardan … tarafından diğer davalı … aleyhine aynı İcra Müdürlüğünün 2012/8685 esas sayılı dosyası ile bu defa borç ödemeden aciz vesikasına dayalı icra takibi başlatıldığı, bu dosya üzerinden de davacıya birinci, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin gönderildiği, davacının süresinde itiraz etmemesi üzerine borcun
kesinleştiği ve davacı adına kayıtlı taşınmazlar üzerine haciz konulup yine davacıya ait banka hesabındaki paranın haczedildiği ve alacaklıya ödendiği anlaşılmaktadır.
Bir davada mahkemenin veya tarafların yapmış oldukları bir usul işlemi nedeniyle taraflardan biri lehine, dolayısıyla diğeri aleyhine doğan ve gözetilmesi zorunlu olan hakka, usulü kazanılmış hak denir. Bu nedenle mahkeme kararının, Yargıtay ilgili hukuk dairesi tarafından bozulmasından ve yerel mahkemece bozmaya uyulmasından sonra, mahkemece, hükmün Yargıtay bozma kararı dışında kalarak kesinleşmiş olan kısımları hakkında yeni bir karar verilemez.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen bozmanın gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; Dairemizin yukarıda alınan bozma ilamında usulsüz tebligata dayalı hak düşürücü sürenin hesaplanmasının doğru olmadığı ve mahkemece işin esasının incelenmesinin gerektiği belirtilmiştir. Ancak mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen davanın esası hakkında herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın “usulüne uygun olmayan tebligata dayalı olarak üçüncü kişi olan davacının İİK’nın 89/3. maddesi gereğince borcun tahsiline zorlanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle dava değeri olarak gösterilen miktar dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne” karar verilmiştir.
Şu durumda mahkemece, davacı adına kayıtlı taşınmazlara haciz konulduğu ve davacıya ait banka hesabındaki paranın da haczedilerek davalı alacaklı …’ye ödendiği gözetilerek uyulmasına karar verilen bozma ilamı gereğince taraf delillerinin toplanması, davacı ile davalılardan … arasında alacak borç ilişkisinin olup olmadığının tespit edilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 18/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.