Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/20858 E. 2022/16155 K. 05.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/20858
KARAR NO : 2022/16155
KARAR TARİHİ : 05.12.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın kabulüne ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin itirazının reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın davacının idaresindeki araca çarpmasıyla oluşan kaza sonucunda davacının yaralanıp malul kaldığını belirterek, belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada şimdilik 5.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 18.11.2020 tarihli artırım dilekçesiyle, taleplerini 86.203,26 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; maluliyet ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını, kusura ve zararın kapsamına itiraz ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; davanın kabulü ile 86.203,26 TL tazminatın 14.09.2020 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karara davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine; özellikle, tazminat alacağını usulünce hesap eden 13.11.2020 tarihli aktüer raporunun karara esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmadığından, hesap biçimine ilişkin itirazların yerinde görülmemesine; davacının kazadaki yaralanma şekli ile maluliyet tayinine neden olan arazları da dikkate alındığı, kask takmama ile maluliyet arasında illiyet bağı bulunmadığından, tazminattan bu nedenle indirim yapılmayışının yerinde görülmesine göre, davalı vekilinin diğer bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı yanca sunulan ve hakem heyeti kararına esas alınan, Sağlık Bakanlığı Balıkesir Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 11.02.2020 tarihli raporda, davacının maluliyeti % 18 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporda; servikal ve lomber disk lezyonları, iyileşmiş opere sol köprücük ve sol el serçe parmak kırığı nedeniyle maluliyet tespit edilmiş; maluliyet belirlemesinde hangi yönetmelik- cetvel ve tablonun esas alındığı yazılmamış, kazadaki yaralanma ile maluliyet tayinine neden olan rahatsızlıklar arasındaki illiyet bağı da kurulmamıştır.
Davacının kazadan hemen sonraki adli muayene raporlarında ve tedavi belgelerinde, omuz- el parmağı ve kaburga kırıkları tespit edilip, omurga hasarı bakımından herhangi bir şikayet- tetkik ve tedavi yapılmamış olmasına rağmen, omurga hasarına ilişkin disk lezyonlarının da maluliyet belirlemesine esas alındığı gözetildiğinde, kaza ile illiyet bağı kurulmadan maluliyet belirleyen rapor, yetersiz olup karara esas alınabilecek nitelikte değildir.
Açıklanan nedenlerle; davacının kazadaki yaralanmasına ilişkin olup da dosya kapsamında yer almayan eksik tüm tedavi belgelerinin toplanması; daha sonra, en yakın üniversite hastanesi adli tıp anabilim dalı başkanlığından, 11.02.2020 tarihli raporda maluliyet tayinine esas alınan omurga hasarları ile kaza arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı özel olarak incelenmek suretiyle, davacının kazadaki yaralanması nedeniyle maluliyeti bulunup bulunmadığı ve varsa maluliyet oranının, 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre saptanması için rapor alınıp oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı bakımından davalı yararına oluşan usuli kazanılmış haklar korunarak) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5’i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla (nispi tam) vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA; dosyanın, hakem kararının saklanması kararını veren İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine,
peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 05.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.