YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2090
KARAR NO : 2021/7336
KARAR TARİHİ : 21.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.04.2009 gününde verilen dilekçe ile trafik kazasından kaynaklanan yaralanma sebebiyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 28.11.2018 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, 21/08/2008 tarihinde davalı …’nun maliki ve sürücüsü olduğu, Büyükşehir Başkanlığı tarafından sulama aracı olarak kullanılan … plakalı aracın en son şeritte durup sulama yaptığı sırada davacının kullandığı … plakalı motosikletin tankerin sağ arka tekerine çarparak ağır şekilde yaralandığını, olayda davalı …’ün kusurlu olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 500,00 TL geçici maluliyet, 500,00 TL daimi maluliyet, 850,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 1.850,00 TL maddi tazminatın 21/08/2008 tarihinden itibaren davalılardan( sigorta şirketi açısından poliçe limiti ile sınırlı olmak ve dava tarihinden itibaren faizi ile sınırlı olarak) müteselsilen tahsiline, uğradığı manevi zarar nedeni ile 50.000,00 TL manevi tazminatın 21/08/2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile sigorta şirketi hariç davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davacıdan öncelikle sigortaya başvuru yapmadığını, teminat ve kusur ile sınırlı olarak sorumlulukları olduğunu, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi giderinden sorumlu olmadığını, bu esaslara göre karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … Belediyesi Başkanlığı vekili, yükleniciden kiralanan tankerin kazaya karıştığını, güvenlik önlemleri alması gerekenin de yüklenicinin olduğunu, kusurları bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahkemece, 08/02/2013 tarihli karar ile davanın kısmen kabulü yönünde hüküm tesis edilmiş, davalılardan Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 17/11/2016 tarih, 2014/10223-2016/10561 sayılı kararı ile; ceza yargılamasında ve mahkemece alınan kusur raporları arasında çelişki olduğunu ve çelişkiyi giderecek nitelikte rapor alınması gerektiğinden bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; davalılardan … Sigorta A.Ş. ve …’nun mahkemenin 08/02/2013 tarihli ilk kararını temyiz etmedikleri ve bu bakımdan ilk kararın adı geçen davalılar bakımından kesinleşmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Şu hâlde mahkemece, bozma öncesi verilen ilk kararın adı geçen davalılar bakımından kesinleşmiş olduğu dikkate alınmadan davanın reddine yönelik yeniden hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (1) nolu bentte gösterilen sebeple davacının temyiz sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte gösterilen sebeple davacının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 21/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.