YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/20979
KARAR NO : 2022/15838
KARAR TARİHİ : 30.11.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01.04.2019 tarihli dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince verilen kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili; 02.04.2017 tarihinde davalı … tarafından trafik sigortalı aracın yaya konumunda olan davacıya çarptığını , davacının yaralandığını, sunulan raporda davacının tüm vücut fonksiyon kaybının %27 olarak belirlendiğini belirterek HMK’nın 107.maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, 26.07.2019 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile talebini 164.406,00 TLye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın kabulü ile 164.406,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 29.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, sigorta şirketinden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiş; karara davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti tarafından itirazın kabulüne, kararın kaldırılmasına, sunulan maluliyet raporunun ilgili yönetmelik hükümlerine uygun olması nedeniyle usulden reddine
dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne dair verilen karara davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem heyetince, UHH kararının kaldırılması ile Yönetmelik hükümlerine uygun rapor ile başvuru yapılmadığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Bu nitelikleri gereği de eksiklik bulunması halinde tamamlanabilir olup olmadıklarına göre ve 6100 sayılı HMK’nın 114 ile 115. maddelerindeki düzenlemeler kapsamında ele alınmaları gerekir. Davanın esasına girilmesine engel olacak
nitelikteki dava şartı eksiğinin giderilmesinin her zaman mümkün olduğu durumlarda, HMK’nın 115/2. maddesi gereği eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilip sonucuna göre karar verilmelidir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi ile zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte, bu başvurunun yapıldığı; ancak, eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının olduğu durumlarda ise, usule uygun olmadığı savunulan belgedeki eksikliğin tamamlanabileceği HMK’nın 115/2. maddesi gereği tamamlanabilir dava şartı olduğu Dairemiz’in yerleşik uygulamaları ile kabul edilmektedir.
Somut olayda; kaza tarihi 02.04.2017’dir. Kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak alınan14.09.2018 tarihli İzmir Tepecik Eğitim Araştırma Hastanesi tarafından hazırlanan rapor incelendiğinde davacıya (nazal eğrilik) nedeniyle %2 oranında, nevrotik stresle ilgili ve semotoform bozukluklar (tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen) nedeniyle %25 maluliyet verildiği raporun adli tıp uzmanı heyet tarafından hazırlandığı görülmektedir. Anılan bu raporun, kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmesi usule uygun ise de belirlenen maluliyet oranı içinde %25 oranında psikiyatrik rahatsızlık olduğu halde psikiyatri uzmanı görüşüne raporda yer verilmediği görülmektedir.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının kazadan önceki ve sonraki psikiyatrik şikayetleri ile uygulanan tedaviye yönelik tüm belgelerin (psikiyatri poliklinik kayıtları, reçeteler, ilaç raporları) davacı taraftan sorulup, ilgili yerlerden temin edilmesinden sonra, davacının muayenesi yapılarak psikiyatrik rahatsızlığının devam edip etmediği, kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı ve sürekli olup olmadığının tespiti için en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalından içerisinde psikiyatri alanında uzman doktorun da bulunduğu heyetten olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınarak, davacının kaza nedeniyle sürekli çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (maluliyet oranı bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı kanaatle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 30.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.