YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2103
KARAR NO : 2021/5376
KARAR TARİHİ : 23.09.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Davacı … vekili Av…. tarafından, davalı … aleyhine 28.04.2015 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.02.2020 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi adli yardım talepli olarak davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
-K A R A R-
6100 sayılı HMK madde 334 de “(1) Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler. (2) Kamuya yararlı dernek ve vakıflar, iddia ve savunmalarında haklı göründükleri ve mali açıdan zor duruma düşmeden gerekli giderleri kısmen veya tamamen ödeyemeyecek durumda oldukları takdirde adli yardımdan yararlanabilirler. (3) Yabancıların adli yardımdan yararlanabilmeleri ayrıca karşılıklılık şartına bağlıdır.” hükmü getirilmiştir. Aynı Kanun madde 336 da ise “(2) Talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır. (3) Kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebi bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya yapılır. (4) Adli yardım talebine ilişkin evrak, her türlü harç ve vergiden muaftır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Dilekçeye ekli ve dosyadaki bilgi ve belgelerden, davalının yukarıda belirtilen kanun hükmünün öngördüğü şartları taşıdığı anlaşıldığından, adli yardım talebinin kabulüne karar verilerek işin esasının incelenmesine geçildi.
Hükmüne uyulan Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 22/05/2019 tarih, 2016/15400 esas ve 2019/6596 karar sayılı bozma ilamında özetle; dava konusu olayda, murisin işleteni olduğu araç sürücüsünün tam kusurlu hareketi ile kazaya sebebiyet verdiği, davalının, kazaya sebep olan murisin mirasçılarından sadece biri olduğu, diğer mirasçılar aleyhine başlatılmış takip ve dava bulunmadığından, davacı … şirketinin mahkeme kararına dayanarak başlatılan ilamlı icra takibinde davalıya ödediği bedelin tamamının tahsilini talep edebileceği, bu nedenle mahkemece, davalının borcun tamamından sorumlu olduğu dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken, miras hissesi oranında sorumlu olduğu yönündeki dğerlendirmenin hatalı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kabulü ile 8.875,80 TL alacağın 27/09/2013 ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm,davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 606,30 TL onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 23/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.