YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/21264
KARAR NO : 2022/15142
KARAR TARİHİ : 22.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kurum zararından kaynaklanan alacak davası üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 29/05/2018 tarih 2016/9446 Esas 2018/4556 Karar sayılı ilamında “Dosyanın incelenmesinde; mali müşavir bilirkişiden alınan 16/04/2015 tarihli ilk raporda, dava konusu zararın tespiti için yapılan iç denetim incelemesi sonucunda, davalıların görevleri ve görevli oldukları sürelerin belirtilerek, her bir davalının sorumlu olduğu kamu zararı miktarının ayrı ayrı belirlendiği, iç denetim rapor ekinde bulunan makbuzların davalı vakıf adına bağış makbuzu olarak düzenlendiği, bazı makbuzların en alt kısmında kart numaralarının ve süre uzatım ibarelerinin olduğu, bazı makbuzlarda araç plaka numaralarının yazdığı, bu nedenle bağış makbuzlarının otopark geliri olarak tahsil edildiğinin kabulü gerektiği, tahsilatın aslında İstanbul Üniversitesi Sosyal Tesisler hesabına yatırılması gerekirken usulsüz olarak davalı vakıf hesabına yatırılarak kamu zararına sebep olunduğu belirtilmiş, itiraz üzerine aynı bilirkişiden alınan 26/10/2015 tarihli ek raporda ise; davalı vakfın 2008 ve 2009 yıllarına ait bağış makbuzlarının tamamının incelendiği, makbuzların seri numaralarının birbirini takip ettiği, bağışların tahsilinin banka yoluyla yapıldığı, makbuzların çoğunun belirli firmalar tarafından yapıldığı, makbuzlarda bağış yapanın adı, adresi ve bağış tutarının bulunmasına rağmen makbuzların hiçbirinin üzerinde plaka yazılı olmadığının belirlendiği, ek raporun hükme esas alınarak davanın reddine karar verildiği, bu durunda her iki bilirkişi raporu arasında makbuzlar üzerinde araç plaka numaraları ile kart numaralarının olup olmadığı gibi konularda esaslı farklılıkların olduğu anlaşılmakla, mahkemece bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ile davanın reddine dair hüküm tesis edilmiş olmasının doğru olmadığı” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uygun yapılan yargılama neticesinde, mahkemece bilirkişi raporu alınmış, 02/11/2020 tarihli rapora göre, davaya konu makbuzların bağış makbuzu olarak düzenlendiği, otopark geliri olarak düzenlendiklerine dair herhangi bir ibarenin bulunmadığı belirlenmiş, mahkemece, davacı tarafın söz konusu makbuzlarda yer alan bedellerin otopark ücretleri olduğu iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, söz konusu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve 2547 sayılı Yasanın 56/b maddesi gereğince davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına 22/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.