Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/21582 E. 2023/1566 K. 09.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/21582
KARAR NO : 2023/1566
KARAR TARİHİ : 09.02.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/380 -2021/359
SAYISI : 2021/KIT 2021-84
HÜKÜM/KARAR : Başvurunun reddi / İtirazın kabulü ile başvurunun kabulü … …
SAYISI : 2014/2628

Taraflar arasında sigorta tahkim yargılamasıyla görülen işyeri sigortasından kaynaklanan maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce … kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

… kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde ; davalıya İşler Rayında Kobi Sigorta Poliçesi ile sigortalı müvekkiline ait işyerinde 30.10.2013-04.11.2013 tarihleri arasında hırsızlık olduğunu, davalıya yapılan başvurunun sigorta kapsamında bir zarar olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, taraflar arasındaki poliçenin mutabakatlı poliçe olup 14.08.2013 tarihinde davalının acentesi tarafından işyerinde demirbaşlar ile 29.07.2013 tarihli 2 adet ve 01.08.2013 tarihli bir adet faturaya konu malların görülerek poliçenin 4. sahifesine dercedildiğini, davalı tarafça yaptırılan ekspertiz raporunda müvekkilinin zararının eksik hesaplandığını, işyerinden saf arı sütü, propolis, ginko biloba, red ginseng ürünlerinin hırsızlandığını, işyerinde bu ürünlerin muhafazası için klima ve buzdolabı bulunduğunu, çalınan hammaddelerin karışım macun çeşitleri haline getirilmek için dava dışı … Elektrik Ltd. Şti’ye teslim edilmek üzere işyerinde bulundurulduğunu, işyerinde ürün dolum-ambalajlama yapılmadığını, malların … … ‘ten satın alındığını, zararın teminat dışı kalabilmesi için teminat dışı hallerden sayılması gerektiğini, bunu ispat yükünün de davalı sigortacıda olduğunu belirterek fazlaya dair haları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL’nin temerrüt tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini 393.187.80 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafından sahte fatura ibraz edilerek gerçekte olmayan mal bedellerinin tahsil edilmeye çalışılması nedeniyle talebin reddedildiğini, malların nakliyesine dair belge sunulmadığını, satış faturalarının sunulmadığını, hırsızlandığı iddia edilen miktarda arı sütünün yurtiçi imkanlarla temininin mümkün olmadığını, olay sonrası yapılan incelemede işyerinde bulunan bir kısım ürünlerin kullanım tarihlerinin geçmiş olduğunu, tahsilat belgelerinin bulunmadığını, malların temin edildiği … … hakkında resmi evrakta sahtecilik suç kaydının bulunduğunu, sigortalı davacı ve … … hakkında Mersin Vergi Dairesine suç ihbarında bulunduklarını, yanıltıcı bilgi ve belgelerle müvekkili şirketten tazminat talep edildiğini belirterek başvurunun reddini savunmuştur.

III. İTİRAZ HAKEM HEYETİNİN İLK KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; mali kurallara aykırı şekilde, olmayan malların faturalarla gerçekte varmış gibi gösterilerek haksız menfaat temini hususunda işbirliği müşahade edildiği, emtiaların işyerinde bulunduğu varsayılsa dahi ticari değerlerinin bulunmadığı, imha edilmesi gerektiği bu nedenle para ile ölçülebilir bir menfaatin zarara uğraması sözkonusu olmadığı gerekçesi ile başvurunun reddine karar verilmiş, karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine …’nce; davacı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 23.06.2020 tarih ve 2018/3818 – 2020/3816 sayılı kararı ile “… Dosya kapsamındaki soruşturma evraklarından davacı sigortalının işyerinden hırsızlık yapıldığı sabit olup taraflar arasında bu husus tartışma konusu değildir. Poliçe, davalı tarafın acentesi olan dava dışı Can Sigorta Aracılık Hizmetleri tarafından tanzim edilmiş, tanzimden önce acente yetkilisince davacı tarafın işyerine gidilerek poliçeye konu mallar görülmüş ve resimlenmiştir. Poliçenin 4. sahifesinde de “14.08.2013 tarihinde sigortalı adayının işyerine gidilerek demirbaş ve 29.07.2013-351/24, 29.07.2013-351/25 ve 01.08.2013-251/26 tarihli-numaralı faturalarda yazan emtialar görülmüş poliçesi düzenlenmiştir.” ibaresi yer almaktadır. Davalı tarafça, olmayan malların varmış gibi sigortalatıldığı iddia edilmiş ise de dosya içerisinde mevcut davalı şirketçe sunulan hırsızlık ekspertiz raporu ekinde poliçe tanzimi öncesi faturalara konu mallara ait resimlerin yer aldığı görülmüştür. Her ne kadar faturalara konu malların bilirkişi marifetiyle değer tespiti yapılmamış ise de; İtiraz Hakem Heyetince alınan raporda sözkonusu üç adet fatura toplamı 393.187,80 TL’nin KDV’sinin beyan edilmiş olup kayıtlara da uygun olduğu, davacı tarafça malların alındığı belirtilen şirkete kısmi ödeme de yapıldığı tespit edilmiştir. Bunun yanında davalı … şirketince acentesinin olmayan malları sigortalaması iddiasıyla suç duyurusunda da bulunulmamıştır. Bu durumda davalı …, davacının olmayan malları varmış gibi göstererek yanıltıcı belge ile haksız tazminat talep ettiği savunmasını kanıtlayamamış olup taraflar arasındaki poliçenin mutabakatlı poliçe olması karşısında başvurunun reddi bozmayı gerektirmiştir. ..” şeklinde gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafça, olmayan malların varmış gibi sigortalatıldığı iddia edilmiş ise de dosya içerisinde mevcut, davalı şirketçe sunulan hırsızlık ekspertiz raporu ekinde poliçe tanzimi öncesi faturalara konu mallara ait resimlerin yer aldığının görüldüğü, her ne kadar faturalara konu malların bilirkişi marifetiyle değer tespiti yapılmamış ise de; itiraz aşamasında alınan raporda söz konusu üç adet fatura toplamı 393.187.80 TL’nin KDV’sinin beyan edilmiş olup kayıtlara da uygun olduğu, davacı tarafça malların alındığı belirtilen şirkete kısmi ödeme yapıldığının tespit edildiği, bunun yanında davalı … şirketince acentesinin olmayan malları sigortalaması iddiasıyla suç duyurusunda bulunulmadığı, bu durumda davalı … şirketinin , davacının olmayan malları varmış gibi göstererek yanıltıcı belge ile haksız tazminat talep ettiği savunmasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 393.187,80 TL’nin 15.11.2013 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; taraflar arasındaki poliçenin mutabakatlı poliçe olmayıp, Yargıtay tarafından aksi yönde yapılan değerlendirmenin kabul edilemez nitelikte olduğunu, müvekkili şirket ile akdolunan poliçenin açıkça hile ve desise ile tanzim ettirildiğini, bozma öncesi verilen geri çevirme kararı ile Mersin Vergi Dairesi’nin sahte belge/fatura tanzimi nedeniyle suç ihbarı yapıldığı konusunda Yargıtay’a bilgi verildiği ancak sonrasında bu hususta ne gerek daire tarafından ne de … tarafından herhangi bir inceleme yapılmadığını, emtiaların riziko mahallinde bulunduğu varsayılsa bile, gıda mühendisi tarafından verilen rapor ile sigortalının üretim izninin olmadığını, gıda ile ilgili yönetmeliklere aykırı davranılması ve saklama koşulları itibarı ile uygunsuzluklar nazara alındığında, mevcudiyeti varsayılan ticari emtianın ticari bir değerinin de bulunmadığını, vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5’i tutarında olması gerektiğini belirterek kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalıya İşler Rayında Kobi Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan davacıya ait işyerinde yapılan hırsızlık nedeniyle oluşan hasar bedelinin tazmini talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1401 vd. maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi, Yangın Sigortası Genel Şartları

3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı; özellikle, daha önce temyize konu edilip bozma kapsamı dışında bırakıldığı için kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/17 nci maddesinde “Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir.” hükmü yer almaktadır.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) “Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” düzenlemesi mevcuttur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise “Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” şeklinde düzenlenmiştir.

Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca … kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile … kararının 4.3.d. bendinde yer alan “35.973,09 TL” ibaresi çıkartılarak yerine “7.194,63 TL” ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA;

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.