YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/21647
KARAR NO : 2021/10814
KARAR TARİHİ : 22.12.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 15.12.2021 Çarşamba günü davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. …geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; 19/03/2019 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresinde olan motosiklet ile trafik sigortası bulunmayan aracın çarpışmasına bağlı gerçekleşen çift taraflı kazada müvekkilinin yaralandığını ve malul olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 4.800,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik ve 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, dava değerini 340.648,75 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvurunun kabulü ile 2.523,35 TL bakıcı gideri, 17.938,95 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 320.186,95 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 340.648,75 TL’nin 31/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … Hesabından alınarak başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiş, davalı vekilinin karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda; davacı …’ın sevk idaresindeki motosiklet ile 1179. Sokakta seyri sırasında geldiği ‘T’ kavşaktan düz seyirle geçişi sırasında, seyrine göre sağındaki 1166. Sokaktan dönüş yapmak üzere kavşağa giren davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu 38 MA 0934 plakalı otomobilin sol ön farı tarafından çarpışmasıyla davacı yaralanmıştır.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince adli trafik bilirkişisinden aldırılan ve hükme esas alınan 15/04/2021 tarihli kusur raporunda; davalının sigortalısı araç sürücüsünün kavşağa yaklaşan sürücülerin kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorunluluğuna ilişkin kuralları ihlal ettiğinden % 100 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Dosya kapsamından; ceza soruşturmasında Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı’ndan alınan 20/06/2019 tarihli raporda ise; davacının yerleşim yerinde, yönetimindeki motosiklet ile seyri sırasında geldiği ‘T’ kavşakta düz seyirle geçişi sırasında her ne kadar geçiş hakkına haiz ise de kavşağa hız azaltarak müteyakkız yaklaşması gerekirken, duvar nedeniyle görüşe kapalı yerden seyir hızıyla tedbirsizce yaklaştığı kavşakta, seyrine göre sağ taraftan geçiş hakkını kendisine bırakmayıp dönüş yapmak üzere kavşağa girip, seyir şeridini aniden kapatan otomobile özen yükümlülüğüne aykırı tedbirsiz seyri ile önlemsizce çarpışmasıyla meydana gelen kaza da tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, bilirkişi raporları arasındaki kusur dağılımına ilişkin çelişki giderilmeden %100 kusur oranına göre belirlenen tazminata göre karar verilmiş olup, dosya bu hali ile hüküm kurmaya elverişli değildir.
O halde, İtiraz Hakem Heyetince konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile tarafların kusur dağılımına ilişkin çelişkilerin giderilmesi yönünden dosya kapsamındaki tüm raporları da değerlendirildiği ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alındıktan sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
Kabule göre de;
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurusu kabul edilen ve kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına 32.295,41 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. Davalı vekili tarafından davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti de itiraza konu edilmiş, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince davalının vekalet ücretine ilişkin itirazının reddine karar verilmiştir.
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 30/17 md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasına “(13) (Ek:RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir.
Açıklanan nedenlerle; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı yararına hükmedilecek vekalet ücreti için yukarıda adı geçen Yönetmelik’in 16. maddesinin 13. fıkrasının uygulanması gerektiği gözetilerek AAÜT’nin 13. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesi ve İtiraz Hakem Heyetince davalı sigorta şirketi vekilinin bu yöne ilişkin itiraz başvurusunun reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 3.815,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 22/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.